Atatürk’ün Hayatı
Atatürk, insanlık tarihinin yetiÅŸtirdiÄŸi en büyük kiÅŸilerden biridir. O, çökmüş bir imparatorluÄŸun üzerinde, bütün Dünya’ya kafa tutmuÅŸ, tutsak edilmek istenen Türk Ulusu’nun, nasıl büyük bir Ulus olduÄŸunu, bütün Uygar Dünya’ ya göstermiÅŸ ve yepyeni bir devlet kurmuÅŸtur. Atatürk, BaÅŸkomutan, MareÅŸal, CumhurbaÅŸkanı, Devlet Adamı ve Devrimci olarak 20. yüzyılın en büyük kiÅŸisidir.

Hayatı…
Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik’te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi’ndeki üç katlı pembe evde doÄŸdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın’dan Makedonya’ya yerleÅŸtirilmiÅŸ Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleÅŸmiÅŸ eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliÄŸi ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım’la evlendi. Atatürk’ün beÅŸ kardeÅŸinden dördü küçük yaÅŸlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına deÄŸin yaÅŸadı.



Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi’nin mahalle mektebinde öğrenime baÅŸladı, sonra babasının isteÄŸiyle Åžemsi Efendi Mektebi’ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla ÇiftliÄŸi’nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik’e dönüp okulunu bitirdi. Atatürk, askerî okula girmek istiyordu. İçinde askerliÄŸe karşı dayanılmaz bir istek vardı. Fakat annesi onun asker olmasını istemiyordu. Atatürk annesinden habersiz okulun sınavına girdi, kazandı; böylece, 1893 yılında Selânik Askerî Rüştiyesi’ne yazıldı. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye’ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına “Kemal” i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi’sini bitirip, İstanbul’da Harp Okulunda öğrenime baÅŸladı. 1902 yılında teÄŸmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi’ne devam etti. 11 Ocak 1905′te yüzbaşı rütbesiyle Akademi’yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Åžam’da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907′de KolaÄŸası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır’a III. Ordu’ya atandı. 19 Nisan 1909′da İstanbul’a giren Hareket Ordusu’nda Kurmay BaÅŸkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa’ya gönderildi. Picardie Manevraları’na katıldı. 1911 yılında İstanbul’da Genel Kurmay BaÅŸkanlığı emrinde çalışmaya baÅŸladı.
1911 yılında İtalyanların Trablusgarp’a hücumu ile baÅŸlayan savaÅŸta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911′de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912′de Derne Komutanlığına getirildi.
Ekim 1912′de Balkan Savaşı baÅŸlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır’daki birliklerle savaÅŸa katıldı. Dimetoka ve Edirne’nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya AteÅŸemiliterliÄŸine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. AteÅŸemiliterlik görevi Ocak 1915′te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı baÅŸlamış, Osmanlı İmparatorluÄŸu savaÅŸa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere TekirdaÄŸ’da görevlendirildi.
1914 yılında baÅŸlayan I. Dünya Savaşı’nda, Mustafa Kemal Çanakkale’de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine “Çanakkale geçilmez! ” dedirtti. 18 Mart 1915′te Çanakkale BoÄŸazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası’na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915′te Arıburnu’na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal’in komuta ettiÄŸi 19. Tümen Conkbayırı’nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu baÅŸarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 AÄŸustos 1915′te Arıburnu’nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 AÄŸustos’ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 AÄŸustos’ta Kireçtepe, 21 AÄŸustos’ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale SavaÅŸlarında yaklaşık 253.000 ÅŸehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiÅŸtir. Mustafa Kemal’in askerlerine “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!” emri cephenin kaderini deÄŸiÅŸtirmiÅŸtir.
Mustafa Kemal Çanakkale SavaÅŸları’dan sonra 1916′da Edirne ve Diyarbakır’da görev aldı. 1 Nisan 1916′da tümgeneralliÄŸe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaÅŸarak MuÅŸ ve Bitlis’in geri alınmasını saÄŸladı. Åžam ve Halep’teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917′de İstanbul’a geldi. Velihat Vahidettin Efendi’yle Almanya’ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyehatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad’a giderek tedavi oldu. 15 AÄŸustos 1918′de Halep’e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı baÅŸarılı savunma savaÅŸları yaptı. Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918′de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918′de İstanbul’a gelip Harbiye Nezâreti’nde (Bakanlığında) göreve baÅŸladı.
Mondros Mütarekesi’nden sonra İtilaf Devletleri’nin Osmanlı ordularını iÅŸgale baÅŸlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu MüfettiÅŸi olarak 19 Mayıs 1919′da Samsun’a çıktı. 22 Haziran 1919′da Amasya’da yayımladığı genelgeyle “Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını ” ilan edip Sivas Kongresi’ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz - 7 AÄŸustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi’ni toplayarak vatanın kurtuluÅŸu için izlenecek yolun belirlenmesini saÄŸladı. 27 Aralık 1919′da Ankara’da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920′de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet BaÅŸkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, KurtuluÅŸ Savaşı’nın baÅŸarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya baÅŸladı.
Türk KurtuluÅŸ Savaşı 15 Mayıs 1919′da Yunanlıların İzmir’I iÅŸgali sırasında düşmana ilk kurÅŸunun atılmasıyla baÅŸladı. 10 AÄŸustos 1920 tarihinde Sevr AntlaÅŸması’nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluÄŸu’nu paylaÅŸan I. Dünya Savaşı’nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye - ordu bütünleÅŸmesini saÄŸlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı.
Birinci Dünya Savaşı sonunda yurdumuz bütünüyle düşman iÅŸgali altına girmiÅŸti. Ordumuz dağıtılmış, silah ve cephaneye el konulmuÅŸtu, halk kaderine terk edilmiÅŸti. Atatürk Anadolu’ya geçip orada halkı savaÅŸa hazırlamaktan baÅŸka bir ÅŸey kalmadığına inanıyordu. Atatürk çok güç ÅŸartlarda 19 Mayıs 1919 yılında Samsun’a geldi ve halkı savaÅŸa hazırlamaya baÅŸlamıştı. Çalışmalarını haber alan padiÅŸah yanlıları onu İstanbul’a çağırdılar, Atatürk istifa ederek sivil hayata döndü. Amasya Genelgesiyle vatanın bölünemeyeceÄŸini ilan edip, Erzurum ve Sivas kongrelerini toplayıp ulusun ve vatanın kurtarılması için kesim kararlar aldı. Buradan Ankara’ya geçerek 23 Nisan 1920 tarihinde T.B.M.M. açarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini attı. Ömrünün büyük kısmını asker olarak geçiren Atatürk, 10 Kasım 1938 tarihinde İstanbul’da hayata gözlerini kapadı.

Mustafa Kemal Atatürk (1881-1938)
“Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek deÄŸildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.”
“İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben deÄŸil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uÄŸraÅŸan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teÅŸebbüslerim, onların özlemini çektikleri ÅŸeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaÅŸaması ve baÅŸarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!”
1881
Gümrük kolcusu Ali Rıza Bey ile Zübeyde Hanım’ın oÄŸlu olarak Selânik’te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi’ndeki üç katlı pembe evde doÄŸdu.
1893
Mustafa Selanik’teki Askeri Hazırlık Okuluna baÅŸlar ve burada öğretmeni tarafından kendisine ikinci ismi “Kemal” verilir.
1895
Mustafa Kemal Manastırdaki Askeri Liseye (Askeri Rüştiye) başlar.
1899
Mustafa Kemal İstanbul’da Harbiye’nin hazırlık sınıfına baÅŸlar.
1902
Mustafa Kemal Harbiye’den mezun olur ve buradan sonra Harp Akademisine (Erkan-ı Harbiye) devam eder.
11 Ocak 1905
Mustafa Kemal Harp Akademisinden Kurmay Yüzbaşı olarak mezun olur ve Åžam’da bulunan BeÅŸinci Orduda görev almak üzere Åžam’a gönderilir.
Ekim 1906
Mustafa Kemal ve arkadaÅŸları Åžam’da “Vatan ve Hürriyet” adıyla gizli bir dernek kurarlar.
1907
Askeri rütbesi kolaÄŸası olur ve yine aynı yıl içinde görevi Makedonya’daki 3. Orduya tayin edilir ve Selanik’e gönderilir, Cemiyetinin Merkezi Selanik’te İttihat ve Terakki Cemiyeti ile birleÅŸir
23 Temmuz 1908
Yukarıdaki gizli ve siyasi faaliyetlerinin sonucu 2. MeÅŸrutiyetin, padiÅŸah Abdulhamit’e kabul ve ilan ettirilmesi
13 Nisan 1909
İstibdat taraftarları yeni rejime karşı ayaklanır, Rumeli’den bunları bastırmak için yola çıkan Hareket Ordusunun Kurmay YüzbaÅŸkanlığına deruhte etmesi ve bu ayaklanmada önemli bastırıcı rol oynar
1911
Trablusgarb savaşına iştirak eder ve oradaki kuvvetlerimizin Kurmaylığını üzerine alır. Bu arada rütbesi binbaşılığa yükseltilir.
13 Eylül 1911
Mustafa Kemal İstanbul’daki Genel Kurmaya tayin edilir.
9 Ocak 1912
Mustafa Kemal Libya’daki Tobruk taarruzunu baÅŸarılı bir ÅŸekilde yönetir.
24 Ekim 1912
Balkan Savaşının baÅŸlaması üzerine İstanbul’a döner ve Bolayır’da toplanmış olan kuvvetlerimizin hareket ÅŸubesi müdürlüğüne tayin edilir

25 Kasım 1912
Mustafa Kemal Hareket Başkanı olarak Akdeniz Boğazları özel Kuvvetlerine atanır.
27 Ekim 1913
Mustafa Kemal Sofya’ya Askeri AtaÅŸe olarak atanır.
2 Åžubat 1915
TekirdaÄŸ’da kurulması kararlaÅŸtırılan yeni bir tümenin komutanlığına tayin edilir. Onun teÅŸkil ettiÄŸi ve 19. Tümen adını alan bu tümen Çanakkale savaÅŸlarında parlak baÅŸarılar göstermiÅŸtir.
25 Nisan 1915
İttifak Devletleri Arıburnuna çıkarma yaparlar ve Mustafa Kemal Tümeni ile ilerlemelerini durdurur.
1 Haziran 1915
Çanakkale savaşlarında gösterdiği büyük başarılardan dolayı rütbesi albaylığa yükseltilir
9 AÄŸustos 1915
Mustafa Kemal Anafartalar Grup Kumandanlığına getirilir.
1 Nisan 1916
Çanakkale savaÅŸları zaferlerimizle bittiÄŸinden Diyarbakır’daki kolordunun komutanlığına tayin edilmiÅŸtir. Oraya giderken TuÄŸgeneralliÄŸe terfi eder.
6-7 AÄŸustos 1916
Mustafa Kemal Bitlis ve MuÅŸ’u düşmandan geri alır. Bu baÅŸarısı üzerine 2. Ordu komutanlığına atandı.
31 Ekim 1918
Mustafa Kemal Yıldırım Orduları Grup Kumandanı olur.
30 Nisan 1919
Mustafa Kemal Erzurum’da bulunan Dokuzuncu Orduya geniÅŸ yetkilerle MüfettiÅŸ olarak atanır.
16 Mayıs 1919
Mustafa Kemal İstanbul’u terkeder. İstanbul’dan 3. Ordu MüfettiÅŸliÄŸi göreviyle Bandırma vapuruyla gider.
19 Mayıs 1919
Mustafa Kemal Samsun’a ayak basar.
21 Mayıs 1919
Erzurum’daki 15.Kolordu Komutanı Kazım Karabekir PaÅŸa ile temas eder
23 Mayıs 1919
Ankara’daki 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat PaÅŸa ile temas eder
28 Mayıs 1919
Türk Milletini işgallere protesto için mitingler yapmaya davet eder
3 Haziran 1919
Doğu vilayetlerinde bir Ermeni Hükümetinin kurulması ve İngiliz himayesi fikirlerine karşı olduğunu beyan eder
21 Haziran 1919
Yurdun bağımsızlığını kurmak için Türk Milletini kendisiyle birlikte çalışmaya davet eden tarihi beyannameyi yayınlar

8 Temmuz 1919
Mustafa Kemal gerek Üçüncü Ordu Müfettişliği görevinden gerekse ordudan istifa eder.
23 Temmuz 1919
Mustafa Kemal Erzurum Kongresi Başkanlığına getirilir. Erzurum Kongresinde millet iradesine dayanan bir millet meclisiyle kuvvetini, gene millet iradesiyle oluşan bir hükümetin kurulması lüzumunu ilk hedef olarak ilan eder.
4 Eylül 1919
Mustafa Kemal Sivas Kongresi Başkanlığına getirilir. Sivas Kongresinde yurdun muhtelif bölgelerinde kurulmuş olan müdafaa cemiyetlerini Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirip bütün millet kuvvetlerini bir elde idare etmek imkanını sağlar.
11 Eylül 1919
Çalışmalarını bitiren Sivas Kongresi delegeleri tarafından seçilen Temsil Heyeti Başkanlığına getirilir
15 Eylül 1919
Temsil Heyeti, Türk Milletinin yetkili makamı olarak ilan edilir
7 Aralık 1920
Temsil Heyeti ile birlikte Ankara’ya yerleÅŸir ve bu ÅŸehri milli harekatın merkezi yapar
27 Aralık 1919
Mustafa Kemal İcra Heyeti ile Ankara’ya gelir.
23 Nisan 1920
Mustafa Kemal Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisini açar ve bu meclise baÅŸkan seçilir.
11 Mayıs 1920
Mustafa Kemal İstanbul hükümeti tarafından ölüme mahkum edilir.
5 AÄŸustos 1921
Mustafa Kemal Büyük Millet Meclisi tarafından Başkumandan olarak atanır.
23 AÄŸustos 1921
Türk birliklerinin Mustafa Kemal tarafından yönetildiği Sakarya savaşı başlar.
19 Eylül 1921
Sakarya Zaferinden altı gün sonra Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal’e MareÅŸal rütbesi ile Gazi ünvanını verir.
26 AÄŸustos 1922
Gazi Mustafa Kemal Büyük Taarruzu Kocatepe’den yönetmeye baÅŸlar.
30 AÄŸustos 1922
Gazi Mustafa Kemal Paşa Dumlupınar savaşını kazanır.
1 Eylül 1922
Türk Ordularına “İlk hedefiniz Akdeniz’dir, İleri!” emrini verir
10 Eylül 1922
Gazi Mustafa Kemal İzmir’e girer.
1 Kasım 1922
Büyük Millet Meclisi, Gazi Mustafa Kemal’in Hilafetin kaldırılması Yönündeki önerisini kabul eder.

14 Ocak 1923
Mustafa Kemal’in annesi Zübeyde Hanım İzmir’de vefat eder.
29 Ekim 1923
Türkiye Cumhuriyetinin ilan edilmesi ve Gazi Mustafa Kemal’in ilk CumhurbaÅŸkanı seçilmesi.
24 AÄŸustos 1924
Gazi Mustafa Kemal İstanbul Sarayburnu’nda ilk kez ÅŸapka giyer.
9 AÄŸustos 1928
Gazi Mustafa Kemal Sarayburnu’nda yeni Türk Alfabesi ile ilgili konuÅŸma yapar.
3 Mart 1924
Cumhuriyet rejiminin Türkiye’de kökleÅŸip yerleÅŸmesi için ÅŸart olan hilafetin kaldırılmasını saÄŸlamıştır. Aynı yıl içerisinde medreseleri kapattırarak milli eÄŸitim alanındaki birliÄŸi saÄŸlama yolunu açmıştır. Gene bu suretle laik ve modern esaslara göre eÄŸitim ve öğretim yapan müesseselerin kurulmasına zemin hazırlamıştır.
1 Mayıs 1924
Orta Çağın dini hukuk geleneklerine göre çalışan Åžer’iye mahkemelerini kaldırdı
26 AÄŸustos 1924
Milli sermayeyi çoğaltmak özel teşebbüsleri teşvik ederek kurmak ve Türk bankacılığını geliştirmek amacıyla İş Bankasını kurdu.
5 Mayıs 1925
Memlekette modern çiftçiliği geliştirmek maksadıyla yapılacak teşebbüslere bir örnek olmak üzere kendi parasıyla bir Orman Çiftliğini kurdurdu
1925
Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması ile ilgili kanun kabul edilerek batıl inanç ve taassup yatakları ortadan kaldırıldı
25 Aralık 1925
Medeni kıyafeti getirdi
26 Aralık 1925
Miladi takvim ve modern saat ölçüsünü değiştiren kanun kabul edildi
17 Åžubat 1926
Türk Medeni Kanununun kabul edilmesiyle Türk milleti ümmet devrinden çağdaş medeniyete geçirildi
1 Kasım 1928
Çıkarılan bir kanunla Türk Milletinin kolayca okuyup yazmasını temin edecek olan yeni Türk alfabesi kabul edildi.

12 Nisan 1931
Gazi Mustafa Kemal Türk Tarih Kurumunu kurar.
12 Temmuz 1932
Gazi Mustafa Kemal Türk Dil Kurumunu kurar.
29 Ekim 1933
Cumhuriyet’in 10.yıl nutkunu yazar ve okur
16 Haziran 1934
Büyük Millet Meclisi bir yasa geçirerek Gazi Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadını verme kararı alır.
1934
Kasım ayında Türk kadınına siyasi hakları tanıyan yasa çıkarıldı. Avrupa’da baÅŸ gösteren siyasi buhran karşısında Balkan Antantının kurulmasında en önemli rolü oynadı.
1936
Montrö Antlaşması ile boğazların tahkiminin sağlanmasını temin etti. Sadabat Paktıyla memleketimiz için gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasında nazım rol oynadı.
4 Temmuz 1938
Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası olan Hatay’ın bağımsız bir Türk devleti olmasını saÄŸlamıştı ki bu vatan parçası ölümlerinden sonra Anavatan’a katılmak imkanını bu sayede buldu.
10 Kasım 1938
Atatürk perşembe sabahı saat 9.05′te hayata gözlerini yumdu. Türkiye yasa boğuldu…
19 Kasım 1938
Cenazesi ulusal egemenliÄŸin simgesi olarak kurduÄŸu baÅŸkent Ankara’ya getirildi.
21 Kasım 1938
Türkiye’nin her yerinden Ankara’ya koÅŸan halk ulu önderin cenazesini büyük bir törenle EtnoÄŸrafya Müzesi’nde hazırlanan geçici kabrine uÄŸurladı.
10 Kasım 1953
Ölümünün on beÅŸinci yılında da, büyük bir törenle Anıtkabir’e aktarıldı.
Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır:
- Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü’nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı.
- Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921)
- I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921)
- II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921)
- Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921)
- Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922)
- Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921′de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal’e MareÅŸal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. KurtuluÅŸ Savaşı, 24 Temmuz 1923′te imzalanan Lozan AntlaÅŸması’yla sonuçlandı. Böylece Sevr AntlaÅŸması’yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliÄŸe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı.
23 Nisan 1920′de Ankara’da TBMM’nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluÅŸu müjdelenmiÅŸtir. Meclisin Türk KurtuluÅŸ Savaşı’nı baÅŸarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluÅŸunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922′de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluÄŸu’yla yönetim baÄŸları koparıldı. 29 Ekim 1923′te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliÄŸiyle ilk cumhurbaÅŸkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet’in ilk hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, “Egemenlik kayıtsız ÅŸartsız milletindir” ve “Yurtta barış cihanda barış” temelleri üzerinde yükselmeye baÅŸladı.
Atatürk Türkiye’yi “ÇaÄŸdaÅŸ uygarlık düzeyine çıkarmak” amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimleri beÅŸ baÅŸlık altında toplayabiliriz:

1. Siyasal Devrimler:
- Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
- Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
- Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)
2. Toplumsal Devrimler
- Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)
- Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925)
- Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)
- Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)
- Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)
- Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931)
3. Hukuk Devrimi :
- Mecellenin kaldırılması (1924-1937)
- Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)
4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:
- Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)
- Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)
- Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)
- Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)
- Güzel sanatlarda yenilikler
5. Ekonomi Alanında Devrimler:
- Aşârın kaldırılması
- Çiftçinin özendirilmesi
- Örnek çiftliklerin kurulması
- Sanayiyi TeÅŸvik Kanunu’nun çıkarılarak sanayi kuruluÅŸlarının kurulması
- I. ve II. Kalkınma Planları’nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması
Soyadı Kanunu gereÄŸince, 24 Kasım 1934′de TBMM’nce Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadı verildi.
Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 AÄŸustos 1923 tarihlerinde TBMM BaÅŸkanlığına seçildi. Bu baÅŸkanlık görevi, Devlet-Hükümet BaÅŸkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaÅŸkanı seçildi. Anayasa gereÄŸince dört yılda bir cumhurbaÅŸkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk’ü yeniden cumhurbaÅŸkanlığına seçti.
Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. CumhurbaÅŸkanı sıfatıyla Türkiye’yi ziyaret eden yabancı ülke devlet baÅŸkanlarını, baÅŸbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı.
15-20 Ekim 1927 tarihinde KurtuluÅŸ Savaşı’nı ve Cumhuriyet’in kuruluÅŸunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yıl Nutku’nu okudu.

Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923′de Latife Hanımla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı. Yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı.
1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeÅŸine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreÅŸe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeÄŸi Fox’a çok deÄŸer verirdi. Zengin bir kitaplık oluÅŸturmuÅŸtu. AkÅŸam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. DoÄŸayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman ÇiftliÄŸi’ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı.

Fransızca ve Almanca biliyordu. 10 Kasım 1938 saat 9.05′te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi’nde topraÄŸa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi istirahatgâhına gömüldü.























































