Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu
Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu 15.10.2009 gun ve 2009/IK-07/515 sayılı Kararı uyarınca ,hattınıza 78 kontör yüklenmiştir. Detaylı bilgi Ücretsiz 7577070 de ögrenebilirsiniz. . Peki ne idi bu karar, yeni bir dolandırıcılık vakasımıydı ? Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş’nin, abonelerine kurum tarafından belirlenen azami fiyat sınırlarının üzerinde tarife uygulaması nedeniyle, imtiyaz sözleşmesinin 13. maddesini, 5809 sayılı kanunun ilgili hükümlerini, GSM azami fiyat çizelgelerinin belirlenmesine ilişkin Kurul kararları hükümlerini ihlal ettiğinin tespit edildiğine” karar verdi. Kurul, söz konusu uygulamadan dolayı abonelerden fazladan alınan konuşma tutarlarının, iade edilmesine ve şirkete soruşturma açılmasına karar verdi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) internet sitesinde yer alan Kurul kararı şöyle:
“15 Ekim 2009 tarih ve 2009/İK-07/515 sayılı Kurul kararı ile Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş’nin, abonelerine Kurum tarafından belirlenen azami fiyat sınırlarının üzerinde tarife uygulaması nedeniyle, Kurumumuzla imzalamış olduğu imtiyaz sözleşmesinin 13’üncü maddesini, 5809 sayılı kanunun ilgili hükümlerini, GSM azami fiyat çizelgelerinin belirlenmesine ilişkin 25 Mart 2009 tarih ve 2009/DK-07/151 sayılı kurul kararı ile 25 Mart 2009 tarih ve 2009/DK-07/149 sayılı kurul kararı hükümlerini ihlal ettiği tespit edilmiştir. Bu çerçevede;
- Söz konusu uygulamadan dolayı abonelerden fazladan alınan konuşma tutarlarının iş bu kurul kararının ilgili işletmeciye tebliğinden itibaren en geç 1 ay içerisinde abonelere iade edilmesi,
- Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş’ye Telekominikasyon Kurumunun Denetim Çalışmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 13’üncü maddesi çerçevesinde soruşturma açılması, söz konusu soruşturmayı yürütmek üzere ilgili birim olarak Tarifeler Dairesi Başkanlığı’nın görevlendirilmesi,
- Soruşturma sonucunun, Kurul kararına dönüşmesi süresi boyunca söz konusu ihlale ilişkin olarak ihlalin boyutu, süresi, abonelik türleri, elde edilen haksız kazanç, etkilenen abone sayısı gibi hususlar dahil soruşturma sürecinde değerlendirilecek her türlü bilgi ve belgenin Turkcell İletişim A.Ş tarafından saklanması,
- İş bu Kurul kararının kurum internet sitesinde yayımlanması ve ilgili işletmeciye bildirilmesi hususlarına karar verilmiştir.
Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu Hakkında
Bilgi ve iletişim teknolojileri son on yıllarda baş döndürücü bir hızla gelişmiş ve tüm dünya çapında yayılmıştır. Bu durum bir yandan hayatı son derece kolaylaştıran yeni hizmetlerin ve uygulamaların geliştirilmesini sağlamakta, diğer yandan uluslar arası sözleşmelerle garanti altına alınmış haberleşmenin ve mahremiyetin korunması gibi özgürlüklere yönelik riskler ve tehditler ortaya çıkarmaktadır. Yeni teknolojilerin, hizmetlerin ve uygulamaların sağladığı faydalardan herkesin yararlanmasını ve ortaya çıkan riskler ve tehditlerden korunmayı sağlamak üzere uluslar arası, bölgesel ve ulusal düzeyde çalışmalar yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Ülkemizi temsil ettiği Uluslararası Telekomünikasyon Birliği ve Ülkemizin tam üyelik müzakereleri yürüttüğü Avrupa Birliği bünyesinde yürütülen çalışmaları da göz önünde bulundurarak, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuat çerçevesinde Bilgi Teknolojileri alanında kendisine verilen görevleri tam ve doğru olarak yapmak üzere çalışmalar yapmaktadır.
Telekomünikasyon sektörü, bireysel haberleşmeyi sağlamasının yanı sıra, bilgi toplumunun temel altyapısını oluşturan ve kendi başına ekonomik değeri olan stratejik bir sektördür. Teknolojik gelişmelerin de etkisiyle, bu sektöre ilişkin hizmetlerin devlet eliyle verilmeye çalışılması, hem ülke ekonomisi hem de sektörün gelişmesi açısından devletin konumu itibariyle yetersiz bir hale gelmiştir. Küresel düzeydeki teknolojik, ekonomik ve toplumsal gelişmeler sonucu ortaya çıkmakta olan yeni uluslararası telekomünikasyon düzeni, hizmetlerin özel sektörün katılımıyla rekabetçi bir ortamda verilmesini hedeflemektedir. Böyle bir ortamda, bu sektörleri güçlü olan ülkelerin ekonomik gelişmelerini hızlandırmaları ve maksimum sosyo-ekonomik faydayı sağlamaları mümkün olabilmektedir. Bu nedenle tüm dünyada geleneksel tekelci ve devletçi yapıdan çıkılarak özel girişimcilerin de faaliyet gösterebilecekleri rekabetçi bir serbest piyasa yapısına ulaşmak için planlı bir gelişme izlenmektedir. Teknolojik gelişmeler; ülkeleri, kurumları ve kuruluşları değişime zorlamaktadır. Bugün gelişmiş ülkelerin gerek kamu kuruluşlarında gerekse özel sektörde mevcut örgüt yapılarını ve sistemlerini yeniden yapılandırmaya yönelmeleri, değişimin ve rekabetin ne tür boyutlar kazandıracağı yönünde önemli ipuçları vermektedir.
İkinci dünya savaşından sonra kamu hizmetlerinin artışı ve devletin büyümesi 1970′li yıllarda yaşanan krizin en önemli sebepleri arasında görülmüş ve bu yıllarda söz konusu olan devletleştirme hareketleri 1980′li yıllarda yerini liberalleşme ve onun bir aracı olarak özelleştirmeye bırakmış, 1990′lı yıllarda ise gündemi küreselleşme almıştır. Küreselleşme hareketi ile birlikte gelişen serbest piyasa ekonomisi ülkeler arası mal ve sermaye hareketlerini hızlandırmıştır. Dünyada oluşan ticaret blokları ile bölgesel olarak serbestleşen mal ve sermaye hareketlerinin yakın gelecekte dünyayı tek pazara doğru götüreceği öngörülmektedir. 2000′li yıllarda ise yeni ekonomi ve internet ekonomisinden bahsedilmektedir. Bu çerçevede, ulusal kamu işletmecilerinin ilerleyen teknolojik gelişmeler karşısında yetersiz kalmaları ve bu arada hızla ilerleyen serbestleştirme hareketi, sektördeki özelleştirme sürecini hızlandırmıştır.1984 yılından beri kısmen ya da tamamen 100 devlet telefon tekeli özelleşmiş, sektörün yapısında global değişiklikler yaşanmıştır. Yaşanan özelleştirme hareketi sonrasında telekomünikasyon sektöründe devletin işletmeci rolü ve etkinliği asgariye inerken düzenlemeye ilişkin işlevleri daha büyük önem kazanmıştır. Bugün tüm dünyada telekomünikasyon sektörünü düzenleyen bağımsız kuruluş sayısı 130′u geçmiştir. Teknolojideki büyük gelişim telekomünikasyon sektörünün yapısını değiştirmektedir. Bu çerçevede, bir taraftan pazar sınırları ortadan kalkarken, diğer taraftan tüm telekomünikasyon sistemleri sayısal dünyaya entegre olmuş, sektördeki ürün çeşitliliği genişleyerek telekomünikasyon hizmetleri hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Artan hizmet kalitesi ve genişleyen kullanım alanı çerçevesinde piyasadaki arz ve talep dengeleri yeniden oluşmaktadır.
Günümüzde bilgi toplumu olmanın en önemli özelliklerinden biri fiziksel ve kültürel değişim hızının daha önce rastlanmamış bir boyutta artmış olmasıdır. Bu durum dolaşıma giren bilgi miktarını artırarak iletişim hacmini büyütmektedir. Kısacası teknoloji geliştikçe bilgi artışı, bilgi artışı gerçekleştikçe teknoloji gelişmekte yani teknik bir yaklaşımla pozitif bir geri besleme olmaktadır. Türkiye telekomünikasyon sektöründeki en önemli yapısal değişiklik sektörü düzenleyen temel kanunlarda değişiklik yapan 4502 sayılı Kanun’dur. Bu Kanunla, Telekomünikasyon Kurumu kurulmuş; politika ve strateji belirleme ile düzenleme ve işletme fonksiyonları birbirinden ayrılmıştır. Politika ve strateji belirleme görevi doğal olarak Ulaştırma Bakanlığında bırakılırken, düzenleyici fonksiyonlar Telekomünikasyon Kurumuna verilmiştir. Katma değerli hizmetler için tam rekabetin sağlanması ve şeffaf bir lisanslama rejiminin oluşturulmasının yanında, Kanun; Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin tekel süresini de belirlemekte ve fiyatlandırma ve arabağlantı gibi ana konularda açık hükümler içererek Türk Telekomun ticari bağımsızlığını sağlamaktadır. Telekomünikasyon Kurumu’nun temel amacı sektörde tam serbestleşmenin sağlanmasıdır. Kurum serbestleştirme sürecinde düzenleme ağırlıklı bir işlev görürken; serbestleşme sonucunda düzenleme işlevini asgariye indirecek, ancak sektörde sürdürülebilir rekabet ortamının tesis edilmesi amacıyla etkin bir şekilde denetleme ve hakemlik görevlerini devam ettirecektir. Kurumun kuruluşu sektörde devamlılığın, düzenin, güvenilirliğin ve şeffaflığın sağlanması açısından önem arz etmektedir. Ayrıca sektördeki sürdürülebilir rekabet ortamının tesisi ile yeni işletmeciler ve yeni yatırımcılar sektöre girecek, istihdam artacak, devlet bütçesine önemli katkılar sağlanacaktır. Ülkemizde telekomünikasyon sektörünün iki temel Kanunu bulunmaktadır. Kurum, Türkiye’nin ilk sektörel düzenleyici kurumudur. Aynı zamanda, Türk Telekom da KİK statüsünden çıkartılarak özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket haline getirilmiştir. Aynı Kanunla Türk Telekomun ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetleri ile altyapı kurma ve işletmesine yönelik tekelinin 31 Aralık 2003 tarihinde son bulacağı ifade edilmiştir. 406 sayılı Kanunda bir değişiklik 12.05.2001 tarih ve 4673 sayılı Kanunla yapılmıştır. Bu Kanun ile, bu değişikliğe göre yetkilendirme görevi Telekomünikasyon Kurumu’na devredilmiştir.
Kurumun karar organı 16.06.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle ise bir kurul başkanı ve dört üyeden oluşan Telekomünikasyon Kurulu, 1 kurul başkanı ve 6 üyeden oluşturulmuştur. Kurul Başkanı, Kurumun en üst amiri olup, Kurumun genel yönetim ve temsilinden sorumludur. Kurul, başkanın teklifi üzerine üyelerden birini ikinci başkan olarak seçmektedir. Üyeler, telekomünikasyon hizmetlerini, telekomünikasyon sektörünü, telsiz hizmetlerini ve tüketici haklarını temsil etmektedir. Kurum; Kanunlarla öngörülen yetki ve sorumlulukları uygulamak ve verilen diğer görevleri yapmak üzere kamu tüzel kişiliğini ve idari ve mali özerkliği haiz özel bütçeli bir kuruluştur. Kurum görevlerini yerine getirien bağımsızdır. Kurumun ilişkili olduğu bakanlık Ulaştırma Bakanlığıdır. Kurum dört başkan yardımcılığı altında hizmet veren toplam 13 adet daire başkanlığından teşekkül etmektedir. Halihazırda Kurumumuza bağlı 7 Bölge Müdürlüğü; Ankara, İstanbul, Samsun, Mersin, Diyarbakır, Erzurum ve İzmir’de faaliyetlerine devam etmektedir.
[Kaynak: http://www.tk.gov.tr]






