Boyayalım mı Abla
Kadınların hepsi az da olsa, yoÄŸun da olsa makyaj yaparlar. Hatta öyle ki doÄŸuÅŸtan gelen bir yetenek olduÄŸunu bile söyleyebiliriz. Tabi herkes de güzel makyaj yapıyor demek deÄŸil. Bazı günler fondöten alerjimizi nüksettiren Kosinski’nin Boyalı KuÅŸ’larıyla karşılaÅŸsak da, sade ve baÅŸarılı makyajlarla estetiÄŸine güzellik katabilen bayanlar da var. Kimileri de var ki, onlar bu iÅŸin profesyonel yapısıyla içli dışlı olarak zamanlarını tiyatro kulislerinde, sinema ve televizyon setlerinde kendilerini insanların bedenlerini isteÄŸe baÄŸlı olarak en güzel forma sokmak için çalışıyorlar. İş bu kadarla kalsa gene iyi. Özel efekt stüdyolarında çalışan insanlara kadar uzanıyor makyajın profesyonel dünyası. Eski Mısır, Eski Yunan ve Roma’da, mistik ritüeller ve seremoniler için kullanılan ‘vücut boyama sanatı’, gün geçtikce kadınların el koymaya baÅŸladığı bir yapıya bürünür. Bir bakıma hala kutsal sayılan bu boyalar artık sanatsal deÄŸer de kazanmaya baÅŸlamıştır ve artık boyalar ‘body painting‘in akıntısına kapılmaktadır.
Vücut Boyama (Body Painting)
ÇoÄŸu kabile kültürünün hala vazgeçilmezlerinden olan vücut boyama, yakın sanat tarihinde farklı bir dünyaya gözlerini açtı. Addam’s Family filminde Wednesday Addams’ın çok kısa bir süre için bu forma girdiÄŸini hepimiz hatırlarız. Çok ÅŸaşırtıcı ve dahiyane gelen bu boyama sanatının insan üzerindeki etkisi de ilginç. Amerika’da bir futbol karşılaÅŸmasının açılışı öncesi düzenlenen organizasyonda vücudunu boyatan modellerden biri de ‘ Çok deÄŸiÅŸik bir deneyim, tamamen çıplak olmanıza raÄŸmen elbiselerinizin üzerinizde olduÄŸu düşüncesine göre hareket ediyorsunuz’ diyerek açıklamış durumun model yönünden algılanışını. Sanatçının tarafında ise durum çok daha farklı. Son dönemde ise iki isim dünyayı tam anlamıyla sallamaktalar. Bunlardan biri 68 İsviçre doÄŸumlu İtalyan asıllı Amerikalı sanatçı Filippo İoco, diÄŸeri ise Robert Downey, Jr.’ın ‘Kiss, kiss, Bang, Bang’ filmindeki çalışmalarından anımsayabileceÄŸiniz Nelly Recchia. İkisi de keskin dönüşlerle sanat hayatlarını sürdürmüş, yeteneklerinin farkında olsalar da vücut boyamayı en sona, bir anlamda da en baÅŸa bırakmış sanatçılar. Çünkü artık ‘fine art’ denen deneysel boyutlardaki çalışmalarına daha az yer ayırır durumdalar.
Filippo İoco
Filippo İoco, 17 yaşında güzel kadının hayalini kurmak yerine onu varolandan yaratmaya çalışır. Kendisi toplumsal ÅŸartlanmalar ve insanın kültürel bütünlüğünü ‘bozuntuya veren’ durumlardan haz almadığından, çıplaklık onun en önemli silahı. Tabi bir de bunun kamuflajı olarak; kendi deÄŸerlerini boyalarla anlatmakta. Henüz Görsel Sanatlar’da okurken reklam dünyası tarafından keÅŸfedilen Filippo İoco, Coca-Cola, Bacardi, Chupa Chups gibi çokuluslu firmalara akıl almaz görsellerle eÅŸlik eder. Bir yandan da moda dergileri için çalışmaya baÅŸlayan İoco, kendi çalışmalarını da farklı bir yöne çeker ve ilk boyanmış vücutlar serisini de insanlara sunar. 93 yılındaki çalışmlarından ‘Bleeding Emerald’ ile baÅŸlayan ve 98′deki projelerinden ‘PS38′ ile biten seri: ‘Movement of Color’ sanat camiasındaki yerini daha da saÄŸlamlaÅŸtırır. Movement of Color serisi aslında her daim kalıcıdır ve her yeni iÅŸ de bu projeye dahildir fakat aynı zamanda fotoÄŸraf sanatçısı olan İoco, bu daimi projeye eÅŸ zamanlı bir projede daha yamar. DoÄŸa, moda, hayvanlar üzerindeki çalışmları ‘doÄŸal ortam’larına götürerek fotoÄŸraflarını da çeken Filippo İoco, boyadığı vücutların fotoÄŸraflarından da ‘Bodies of Color’ projesini ortaya çıkarır. Aslında İoco’nun üretkenliÄŸinin zirvede gözler önüne serilen projeleri, hot-couture defilelerindeki performansında yatmakta. Kareografisini de kendinin hazırladığı bu sunumlar 90′lı yılların başından itibaren New York sanat camiasının göz bebeÄŸi çalışmaları.
Çıplaklık sanatçıların her zaman üzerinde çalıştığı bir olgu. Sanatçının doÄŸayı algılayışını, onu nasıl görmek istediÄŸini açıklaması için biçilmiÅŸ kaftan olarak ele alınan çıplaklık, düşünsel boyutta yaÅŸanan karmaÅŸaları madde biçimiyle karşımıza sunmakta ve sanatçının hayal dünyasıyla bizim gerçekliÄŸimizi sorguladığımız bir platforma çevirmekte algılanan dünyayı. İoco çıplaklığa olan yaklaşımını şöyle özetlemekte: ‘gerektiÄŸinden fazla giyiniyoruz, bizim ihtiyacımız olan hayal etmektir.’ Sanatçının önüne geçilmez hayallerinin gerçekle yer deÄŸiÅŸtirmesi, varolmayan bir ÅŸizofreniyi desteklemekte. Soyut bir kavramı somuta daldırıp tekrar soyut noktasına çeken sanatçı, gerçekliÄŸin sorgulanmasını ve bunun sonucunda doÄŸru kavramının bir çok yönünü görmemizi saÄŸlamakta.
Nelly Recchia
Bu isteÄŸin yönlendirdiÄŸi bir çok sanatçı artık New York sanat camiasının büyüsüne kapılmaktalar. Orda bir sergi açmak ve yer edinmek için sanatçılar bile birbirleriyle yarışmakta. Sanatçıyı bir açıdan zorlayan durumun dışında fakat gene Amerikan sanat camiasının gözbebeÄŸi olan, hemen hemen İoco ile aynı rahatsızlıklardan muzdarip Nelly Recchia’da 2001 yılında Fransa’dan kalkıp Los Angeles’a gelir. Makyaj dalında Avrupa’daki tüm ödülleri alan ve sinema sektörünün de aranan dahilerinden olan Nelly Recchia, dil ve felsefe üzerine eÄŸitim alırken kafayı kırar, istediÄŸi yöne çevirir dümenini. YeteneÄŸinin farkında olan Recchia, akademiden ayrılır ve Fransa’da makyaj üzerine eÄŸitim almaya baÅŸlar. Bu sırada Alman fetiÅŸ dergisi Marquis’nin de görsellerinin yönetmeni olmuÅŸtur. EÄŸitim sırasında ÅŸunu fark eder sanatçı: İnsan vücudu ve boyama sanatının kombinasyonu güçlü bir etkiye sahiptir. Nelly Recchia’nın hayal dünyasını sunacağı yeni çerçeveler de insan bedenidir. EÄŸitimi sırasında da sürpriz formları insanlara sunan sanatçı, eÄŸitimi biter bitmez film stüdyolarının dikkatini çeker ve Marilyn Manson, Britney Spears, Skinny Puppy, Madonna gibi kendi tarzlarında baÅŸarılı müzisyenlerin kliplerinde makyaj takımının başında çalışır, makyaj etkisini göstermektedir. Bir yandan kendi video ve ses enstalasyonları için çalışmalarını sürdüren sanatçı, bitmez enerjisiyle enteresan iÅŸlere imzasını atar.
‘Güzellik kavramının sınırlarını belirleyen toplumun tek doÄŸrudan hareket eden genel yapısını kırmak’ için vücut boyamaya verdiÄŸi önemi her geçen gün arttıran Recchia, 2005 yılının baÅŸlarında tam 13 saat süren bir performansla zirveye bayrağı dikmiÅŸtir [Bushido isimli çalışma sanatçının web sitesinde görülebilir.] UzakdoÄŸu’nun figürleriyle süslü bayan modelin estetiÄŸi ve tendeki her parçaya özenle iÅŸlenen boyutlarla kahramanımız zorlu bir görevi daha baÅŸarıyla tamamlamıştır. Sanatçının etkilendiÄŸi isimlere bakacak olursak, çalışmalarındaki karartının özünü daha rahat görebiliyoruz. İtalyan Barok döneminden Caravaggio ve Bernini, sinema dünyasından David Cronenberg ve David Lynch, müzik dünyasından da Rammstein, Nine Inch Nails ve Björk; Nelly Recchia’nın dünyasının sesleri ve renkleri.
Son dönem sanat camiasının, kendi dallarında, iki önemli ismi Filippo İoco ve Nelly Recchia sene sonuna doğru tempolarını arttırarak festivallere ve stüdyolara gitmeye hazırlanıyorlar. Nelly Recchia şu sıralar eserlerinin toplanacağı bir kitap, web sitesi üzerinden heykel, kartpostal, t-shirt satışı hazırlıklarında. Filippo İoco ise yıl sonundaki performansının koreografisi üzerine çalışmakta.
[Kaynak: msxlabs.org]
































