Bugün Kadın İçin Ne Yaptın?
Ben bugün kadın için ne mi yaptım? Belki bugünden yarını gördüm ve kadınlar için gelecekte gerçekleşmesi mümkün olabilecek mutlu bir hayal kurdum.
Åžimdi gözlerimizi kapayıp hayal edelim… Yalnızca kadınlardan kurulu bir parti düşünelim, neden olmasın tarihimizde bunun örneÄŸi var. Erkeklerin egemen olduÄŸu bir toplumda kadınlardan oluÅŸan bir parti iktidara gelemez mi? Åžimdiye kadar hiç ÅŸans tanımadığımız kadınların o koskoca ülkeyi nasıl yöneteceÄŸini bir hayal edin bakalım. Evimizi çekip çeviren, çamaşırımızı, bulaşığımız ve çocukken bizleri yıkayan kadınlar, zaman geldi alışveriÅŸi, evimize ekonomik desteÄŸi, zaman geldi yüzümüze tebessümleri kondurması bilen, saÄŸlıkta ve hastalıkta baÅŸucumuzda olan kadınlarımız neden bir ülkeyi yönetemesinler ki…
Neden olmasın?
Hiçbir anket mevcut değil.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, tüm dünya kadınlarının kutladığı uluslararası bir gündür. 1975 yılında Dünya Kadınlar Yılı’nı ilan eden BirleÅŸmiÅŸ Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ı tüm kadınları için Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kararlaÅŸtırdı.
Tarihçe
8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koÅŸulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve baÅŸladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoÄŸu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aÅŸkın kiÅŸi katıldı.
1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale baÄŸlı kadınlar Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı toplantısında Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanması önerisini getirdi ve öneri oybirliÄŸiyle kabul edildi.
İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve deÄŸiÅŸen tarihlerde fakat her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921′de Moskova’da gerçekleÅŸtirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda gerçekleÅŸti. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960′lı yılların sonunda Amerika BirleÅŸik Devletleri’nde de kutlanmaya baÅŸlanmasıyla daha güçlü bir ÅŸekilde gündeme geldi. BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanmasını kabul etti. BirleÅŸmiÅŸ Milletlerin sitesinde günün tarihine iliÅŸkin bölümde, kutlamanın New York’ta ölen işçilerin anısına yapıldığının yazılmamıştır.
Türkiye’de 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü
1847′de yayımlanan İrade-i Seniye ile Türk kadınlarına erkek çocuklarla eÅŸit miras hakkı tanınırken, 1858′de yayımlanan Arazi Kanunnamesi ile de miras yoluyla mülkiyet hakkını elde etti. Yine 1858 yılında Kız Rüştiyeleri açılırken, kızların eÄŸitimine yasal zorunluluk getiren Maarif-i Umumiye Nizamnamesi de 1869 yılında yayımlandı. Sosyal yaÅŸamda giderek daha çok yer almaya baÅŸlayan Türk kadınları, iÅŸ hayatına da ilk olarak 1897 yılında ücretli işçi olarak atıldı. Kadınlar, ilk kez 1913 yılında da devlet memuru olarak çalışmaya baÅŸladı. Kızlar için ilk yüksek öğretim kurumu, 1914 yılında “İnas Darülfünunu” adı altında açılırken, bilim dünyasıyla da ilk kez 1922 yılında tanıştı. Bu tarihte, bir kız öğrenci tıp fakültesine kayıt yaptırarak eÄŸitime baÅŸladı. Kadınlar siyasi hayatta var olma mücadelesine de ilk kez 1923 yılında geçti. İlk kadın partisi olan “Kadınlar Halk Fırkası”nı, Nezihe Muhittin’in baÅŸkanlığında 1923 yılında kurmak isteyen kadınlar, kadınlara oy hakkı tanımayan 1909 tarihli Seçim Kanunu gereÄŸince parti kurulmasına izin verilmemesi nedeniyle bu giriÅŸimi dernekleÅŸmeyle sonuçlandırdı.
Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte kadınların kamusal alana girmesini saÄŸlayan yasal ve yapısal reformlar hızlandı. Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun 3 Mart 1924′te çıkarılmasıyla kızlar da erkeklerle eÅŸit haklarla eÄŸitim görmeye baÅŸladı. ErkeÄŸin çok eÅŸliliÄŸi ve tek taraflı boÅŸanmasına iliÅŸkin düzenlemelerin kaldırıldığı, kadınlara boÅŸanma hakkı, velayet hakkı ve malları üzerinde tasarruf hakkı tanıyan Türk Medeni Kanunu da 17 Åžubat 1926′da kabul edildi. Kadınlara siyasetin kapısını aralayan Belediye Yasası ise 1930 yılında çıkarıldı. Böylece Türk kadınları belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı kazandı. Kadınlara köylerde muhtar olma ve ihtiyar meclisine seçilme hakları ise 1933 yılında Köy Kanunu’nda yapılan deÄŸiÅŸiklikle verildi.
Türk kadınları, 1934′te yapılan Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸiyle seçme ve seçilme hakkı elde ederken, 8 Åžubat 1935′deki seçimler sonucunda 17 kadın milletvekili ilk kez Meclise girdi. 1950 yılında da ilk kadın belediye baÅŸkanı Müfide İlhan, Mersin’den seçildi. Türkiye’de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya baÅŸlandı. 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokaÄŸa taşındı. “BirleÅŸmiÅŸ Milletler Kadınlar On Yılı” programından Türkiye’nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984′ten itibaren her yıl çeÅŸitli kadın örgütleri tarafından “Dünya Kadınlar Günü” kutlanmaya baÅŸlandı.
Bugün Bir Kadın İçin Ne Yaptın
Kadınların erkeklerle eÅŸit haklara sahip olmak yolunda verdiÄŸi savaşın temsili baÅŸlangıcı 8 Mart 1857 yılında Amerika’nın New York kentinde baÅŸladı. Konfeksiyon ve tekstil fabrikalarında çalışan 40.000 işçinin insanlık dışı çalışma koÅŸullarına ve düşük ücrete karşı baÅŸlattığı grev, polisin saldırısıyla kanlı bitti. Saldırı sırasında çıkan yangında çoÄŸu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aÅŸkın kiÅŸi katıldı.
1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag kentinde toplanan 2. Enternasyonale baÄŸlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Parti önderlerinden Clara Zetkin, bu yangında yaÅŸamını yitiren 129 kadın işçi anısına 8 Mart gününün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önerdi. Kadın hakları hareketini, özellikle oy hakkını onurlandırmayı amaçlayan Kadınlar Günü önerisi oy birliÄŸi ile kabul edildi.
1975 yılında Dünya Kadınlar Yılı’nı ilan eden BirleÅŸmiÅŸ Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın tüm kadınlar için Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kararlaÅŸtırdı. Kadınlara eÅŸit hakların verilmesinin Dünya barışını güçlendireceÄŸi kabul edildi.
Aradan Yıllar Geçti
Peki Ne DeÄŸiÅŸti?
Kadın yine baskı altında, yine iÅŸ hayatında yerini istediÄŸi gibi alabilmiÅŸ deÄŸil, sözlü ve fiziksel ÅŸiddet görmekte, hala siyasette kendini tam anlamıyla temsil edememekte…
1557 kadın ve 993 erkekle yapılan ‘Türkiye’de Kadınların Siyaset, Üst Yönetim ve İş YaÅŸamına Katılımı’ baÅŸlıklı araÅŸtırma, yüzde 92.27′lik bir oranla ‘çalışmak isteyen her kadının çalışabilmesi gerektiÄŸini’ ortaya koyuyor.

Kadınların durumunu özetleyen en güzel örnek
Yıllarca Erkek Egemen Toplum ve Yalnızca Yüzdelerde Kalan Kadın
Kadınların yüzde 18.2’si çalışmama nedeni olarak ‘ailedeki erkeklerin izin vermemesi’ni gerekçe gösterdi. Katılımcıların yüzde 65.1′i kadınlara siyasette fırsat tanınmadığını belirtirken, bu oran kadınlar arasında yüzde 74 olarak saptandı.
‘Çalışan bir kadının namusunu koruyamayacağı’ önermesine katılımcıların sadece yüzde 7.6’sı katılırken, ‘kendi çevresinde, çalışan kadınlara kötü gözle bakıldığını’ söyleyenlerin oranı yüzde 20.3, ‘eÅŸini çalıştıran erkeklerin ayıplandığını’ belirtenlerin oranı ise yüzde 21.6 oldu. Katılımcıların yüzde 92.2’si ‘çalışan kadının kendisine saygısının artacağını’, yüzde 87.2’si ‘aileden zengin de olsa çalışmanın kadını daha iyi vatandaÅŸ yapacağını’, yüzde 92.2’si ‘çalışmak isteyen her kadının çalışabilmesi gerektiÄŸini’ düşünüyor.
Ücretli bir iÅŸte çalışmayan kadınların yüzde 23.6’sı, çalışmama nedenleri arasında ‘küçük çocuklarına bakmak zorunda olmalarını’ gösterirken, bunu yüzde 18.2 ile ‘ailedeki erkeklerin izin vermemesi’, yüzde 18.1 ile de ‘iÅŸ bulamamak’ takip ediyor. Katılımcıların yüzde 93.6’sı ‘çalışan evli kadınların eÅŸlerinin de ev iÅŸleri ve çocuk bakımını paylaÅŸmaları gerektiÄŸine’ inanırken, bu oran kadınlarda yüzde 97.7. ‘Ev hanımlarının eÅŸlerinden maaÅŸ almaları gerektiÄŸi’ fikrine kadınların yüzde 21.4′ü, erkeklerin ise yüzde 9.8′i katılırken, devletin kreÅŸ ve çocuk yuvaları açmasını destekleyenlerin oranı yüzde 95.6 oldu.
Katılımcıların yüzde 97.1′i ‘eÅŸlerinin kötü muamele ettiÄŸi kadınlar ve çocukları için sığınma evleri açılmasını’ destekledi. ‘İşyerinde cinsel taciz’ konusunun da ele alındığı araÅŸtırmada, katılımcıların yüzde 14′ü ‘bu tür bir davranışa muhatap olmuÅŸ kadın tanıdıkları olduÄŸunu’ belirtirken, iÅŸyerinde cinsel tacizin kadınların iÅŸlerinde ilerlemelerini engelleyen bir unsur olarak görüldüğü kaydedildi.
Gelir Eşitsizliği ve Kadın Toplumu
8 Mart Dünya Kadınlar günü öncesi yayınlanan AB istatistikleri, kadın-erkek eşitsizliğinin gelir düzeyinde açık bir şekilde hissedilmeye devam ettiğini ortaya koyarken, AB genelinde başlatılan yeni bir kampanya kadın-erkek eşitsizliği konusunda çok fazla yol kat edilmediğine dikkat çekmeyi amaçlıyor.
Kampanyanın öncelikle dikkat çekmek istediği konuların başında, kadın ve erkek işgücüne verilen değerin eşit olmaması. AB genelinde yapılan araştırmalar, kadın ve erkek maaşları arasındaki farkın büyük ölçüde kadın işgücüne yeterince değer verilmemesinden ve kadınların özel hayatları ile profesyonel hayatlarını dengelemekte karşılaştıkları sorunlardan kaynaklandığını ortaya konuyor.
Bu eÅŸitsizliÄŸin en fazla izlendiÄŸi ülke Estonya. Estonya’da kadınların ortalama gelir düzeyi erkeklerin yüzde 30.3 altında. Estonya’yı Avusturya, Slovakya, Hollanda, Çek Cumhuriyeti, Kıbrıs ve Almanya izliyor.
Kadın-erkek gelir düzeylerinde eÅŸitsizliÄŸin en az olduÄŸu ülkeler ise İtalya, Malta ve Polonya. İtalya’da kadınların gelir düzeyi erkeklerin yüzde 4.4 altında. Bu oran Malta’da yüzde 5.2, Polonya’da yüzde 7.5. Fakat bu ülkelerde kadınların istihdama katılım oranı da çok düşük.
Gelir eÅŸitsizliÄŸi, kadınların ileri yaÅŸlarda daha büyük bir fakirlik riski ile karşı karşıya oldukları anlamına geliyor, çünkü gelir düzeyinin düşük olması, emeklilik maaşının da düşük olmasına neden oluyor. Bugün AB genelinde 65 yaÅŸ üzerindeki kadınların yüzde 21′i fakirlik riski ile karşı karşıya. Aynı durumda olan erkeklerin oranı ise yüzde 16. AB’nin sosyal iÅŸlerden sorumlu komiseri Vladimir Spidla’ya göre, bu sorunu çözmek için iÅŸverenden, sendikalara, ulusal otoritelerden, vatandaÅŸlara kadar herkese görev düşüyor. Kadınların çoÄŸunlukla part-time veya düşük ücretli görevlerde çalıştıklarına dikkat çeken Spidla, kriz zamanlarında da en fazla etkilenen kısmın kadın çalışanlar olduÄŸunu ifade ediyor. Spidla, ÅŸirketlerin daha fazla kadın çalışan iÅŸe alarak, iÅŸsizlik seviyesini azaltabileceklerine dikkat çekiyor.
Spidla’nın dikkat çektiÄŸi bir diÄŸer konu da ayrımcılığın verimliliÄŸi düşürdüğü. Spidla’nın bu yönde verdiÄŸi örnekler şöyle: Finlandiya’da 15 bin KOBİ arasında yapılan araÅŸtırmaya göre, kadınların yönettiÄŸi ÅŸirketler erkeklerin yönettiÄŸi ÅŸirketlere oranla yüzde 10 daha baÅŸarılı. Fransa’da gerçekleÅŸtirilen bir baÅŸka araÅŸtırma ise, yönetim kurullarında daha fazla kadın üye bulunan ÅŸirketlerin borsada daha iyi performans sergilediÄŸini ortaya koyuyor.
Fakat tüm bu sonuçlara raÄŸmen, büyük ÅŸirketler ve bankaların üst düzey yönetimlerinde erkeklerin egemenliÄŸi sürmeye devam ediyor. Üye ülkelerin merkez bankalarının başında erkek yöneticiler var; karar alma süreçlerinde bulunan kadınların oranı ise sadece yüzde 17. Büyük ÅŸirketlerin yönetiminde ise kadınların mevcudiyeti bankalara oranla çok daha sınırlı. Büyük ÅŸirketlerin yönetim kurullarının yüzde 90′ını erkekler oluÅŸturuyor.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken, AB istatistiklerinin yansıttığı bir diÄŸer gerçek de, kadınların siyaset hayatında da yeterince temsil edilmedikleri. Bugün Avrupa Parlamentosu’nda kadınların oranı sadece yüzde 24. Ulusal hükümetlerde ise bakanların sadece dörtte birini kadınlar oluÅŸturuyor.
Kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun
[Kaynak: ntvmsnbc.com, wikipedia.org, euractiv.com.tr]



Mart 9th, 2009 | 11:41 |
Yorum için biz teşekkür ederiz.