Cücelik Kader mi?
Yaşına göre benzerlerinden kısa olan veya erişkinlerde boyu 1 metreyi geçmeyene cüce denir. Çocuklar bazen 16 yaşına kadar büyümede gecikme gösterebilirler Ayrıca bazı hastalıkların örneğin diyabet, konjenital kalp hastalıkları ve böbrek hastalıklarının seyrinde de büyüme ve gelişme kusurlarına rastlanabilir. Cüceliğin değişik tipte olanları vardır. Sık görülen prımordial cücelik denen şeklinde bebek daha doğarken küçüktür. Baş, gövde, kol ve bacakların birbirine oranı normaldir. Boy kısalığı çocuğun yaşıtlarından geri kalması ile belli olur. Kemik yaşı normaldir. Cinsel gelişmesi tamdır. Bazı olaylarda doğuştan kalp hastalıkları, zekâ geriliği bulunabilir. Cüceliğin nedeni belli değildir ve büyüme hormonları bu vakalarda etkisizdir. Hipofizer veya pituiter cücelik denen şekilde ise, beyinde hipofizin eozinofil hücrelerinin eksikliği söz konusudur. Uzun kemiklerin epifizlerinin kapanmaları gecikir ve çocuk 3 yaşına geldiğinde cüceliği fark edilir. Baş büyük, burun kökü çöküktür. Büyüme hormonu (Growth hormon) bir nedenle salgılanmamaktadır. Bazı vakalarda diğer hormonların eksikliğinin beraber görülmesi (hipoglisemi ve hipotiroidi bulguları) ile cüceliğin hipofizer kökenli olduğu anlaşılır. Erken ve doğru teşhis edilecek olursa büyüme hormonu (Asellacrin) verilerek cüceliğin önlenmesi mümkün olabilir. Fröhlich sendromu, şişmanlık, boy kısalığı ve seksüel gerilikle ortaya çıkan ve beyin tabanında bir kistin neden olduğu ender görülen bir hastalıktır. Bu belirtilere ek olarak zekâ geriliği, göz bozukluğu (retinitis pigmentosa) ve parmak yapışıklığı belirtileri (sindaktili) gösteren Lourence-Moon-Biedl sendromu ise herediter otosomal bir hastalıktır.






Akondroplazi denilen kalıtımsal diğer bir cücelikte ise gövde normal büyüklükte olmakla beraber kol ve bacak kemikleri kısadır. Hastalık kıkırdakların kemikleşmesindeki anomali sonucunda oluşur. Sırtta kifoz denilen kamburluk, bel bölgesinde ise içe doğru eğriliğin artması yani lordoz vardır. Eklem bağlarının gevşekliği nedeniyle tipik ördek yürüyüşü görülür. Doğuştan tiroid hormonunun eksikliği de kretenizm denilen cüceliğe neden olmaktadır. Baş, vücuda oranla iri, kol ve bacaklar kısa ve kaba yapılıdır. Dil büyük, ağıza sığmaz gibi, saçlar kalın, seyrek, deri soğuk ve kurudur. Tiroid hormonları ile yapılacak erken tedaviye rağmen zekâ geriliğini düzeltmek her zaman mümkün olmaz. D vitamini eksikliğine bağlı raşitizm hastalığında, ender bir hastalık olan ve mavi sklera, sağırlık, kendiliğinden kemik kırılması gibi belirtilerle teşhis edilen osteogenesis imperfektada ve glikojen metabolizma bozukluğu sonucu oluşan Von Gierke hastalığında da boy kısalığı belirgindir.






Hipofiz kaynaklı cücelik vakalarının nedeni doÄŸuÅŸtan ya da çocukluÄŸun ilk yaÅŸlarından baÅŸlayarak hipofiz bezinin hormon salgılamada tümden bir yetmezliÄŸe girmesidir. Bunun sonucu olarak her ne kadar tüm hipofiz hormonları yetersiz salgılanmaktaysa da yalnız büyüme hormonu eksikliÄŸi kendisini gösterir. Çünkü çocukluk döneminin en belirgin olayı büyümedir. BaÅŸlıca iki çeÅŸit hipofiz kaynaklı cücelik vardır. Bunlar “Lorain tipi cücelik” ve “YaÅŸlı tipi cücelik”tir.






A) Loraintipi cücelikte adenohipofiz hormonlarının tümü birbiriyle dengeli bir biçimde az salgılandıklarından, vücut uyumu bozulmadan cücelik gelişir. Bu çocuklar 10 yaşma geldiklerinde 5 yaşındaki bir çocuğun, 20 yaşma geldiklerinde 10 yaşındaki bir çocuğun görünümündedirler. Bu tip cüceler sevimlidirler. Çocukluk çağlarında adenohipofizin öteki hormonlarının az salgılanması büyük bir sorun yaratmaz. Ancak cinsel gelişmenin başladığı dönemde bu gelişmeye katkıda bulunacak olan gonadotrop hormonların adenohipofizden az salgılanması, cinsel gelişmeyi aksatır. Bunun sonucu olarak da cinsel işlevler geri kalabilir ya da hiç gelişmeyebilir.
B) Yaşlı tipi cücelikte adenohipofiz hormonlarının salgılanma düzeyleri arasında bir dengesizlik vardır. Bu nedenle organlar arasındaki büyüklük uyumu kaybolmuş ve cüce sevimli görünümünü kaybetmiştir. Bu hastalar iştahsız, zayıf ve buruşuk derili kimselerdir. Bu görünüşleriyle küçük bir ihtiyara benzerler, Hipofiz kaynaklı cüceliklerde, eğer kemiklerin büyüme dönemi geride kalmamışsa, büyüme sağlanabilir. Bu hastalara dışarıdan insan ya da maymun büyüme hormonu verilerek cücelik tedavi edilebilir. Bu gibi durumlarda adenohipofizin az salgılanan hormonlarının da vücudun o yaştaki gereksinimlerine dışarıdan verilmesi gerekmektedir.






Uzun Boy Herkesin İdeali mi?
Bilim adamları; vücut ÅŸekli, boy ve yaÄŸ dağılımının “eskiye oranla” saÄŸlık üzerinde daha çok etkisinin olduÄŸunu ortaya çıkardı. İngiltere’den elde edilen veriler, saÄŸlık riskleri göz önünde bulundurulduÄŸunda, en ideal boyun uzun olduÄŸunu gösterdi. Ancak uzun boylu olmanın da; göğüs kanseri, prostat, kolorektal, lösemi ve lenf kanserine yakalanma gibi kendine özgü riskleri bulunuyor. Bilim adamları, uzun boylu insanların daha çok yaÅŸaması ile kanserin yaÅŸlılık hastalığı olması arasında bir baÄŸ olduÄŸunu düşünüyor. DiÄŸer taraftan, Bristol Üniversitesi Epidemioloji Profesörü David Gunnell’a göre kısa insanlar kalp hastalıkları ile felce yakalanma riskine sahipler. Gunnell, “Bu yıl yayınlanan ve 4 kadını inceleyenlerin de dahil olduÄŸu birçok çalışma, kısa bacaklı insanların uzun bacaklı insanlara oranla kalp rahatsızlıklarına yakalanma riskinin daha fazla olduÄŸunu gösteriyor. Kısa boylu erkeklerin de aynı riskle karşı karşıya olduklarını biliyoruz” dedi.






Bu ay başında New England Journal of Medicine (New England Tıp Dergisi), doğarken fazla kilolu ve 14 yaşında daha uzun olan kızların ileriki yaşlarda göğüs kanserine yakalanma riskinin çok daha fazla olduğunu öne sürdü. Vücut şekli ve sağlık riskleri arasındaki bağlantı, uzun bir süredir inceleniyordu. Örneğin, yağların kalçalarda ve yanlarda yoğunlaştığı armut şeklinde vücudun yağların belde yoğunlaştığı elma şeklindeki vücuda göre daha sağlıklı olduğunu biliyoruz. 20 yıldan fazla süredir devam eden araştırmalar, elma şeklinde bedene sahip olan insanların kalp ve şeker hastalığına daha çok yakalandığını doğruladı.
İki hafta önce İngiltere Ulusal Obezite Forumu’nda açıklanan yeni rapor, bel geniÅŸliÄŸi 89 cm’den fazla olan kadınlar ile 101 cm’den fazla olan erkeklerin ÅŸeker ile kalp rahatsızlıklarına yakalanma riskinin 4 kat arttığını gösteriyor. Ancak kilo alımı, diyet ve egzersizle kontrol edilebilir. Uzmanlara göre, kilo verin saÄŸlık sorunlarınız azalsın; boy ise, doÄŸmadan önce belirleniyor. Avustralya’da yapılan bir araÅŸtırma, boy ile beslenme arasındaki güçlü iliÅŸkiyi ortaya çıkararak, kısa ve geniÅŸ bir nesil büyüttüğümüz hakkındaki endiÅŸeleri açığa çıkardı. Sidney Üniversitesi okutmanlarından Dr Jenny O’Dea, Avustralya’nın birçok fakir bölgesinde yetiÅŸen çocuk ve yetiÅŸkinlerin boylarının 2 cm uzamasını engelleyen bir çeÅŸit yetersiz beslenme ile karşı karşıya olduÄŸuna inanıyor. O’Dea; bu çocukların çikolata, ÅŸeker, cips ve hafif içecekler gibi kendilerini ÅŸiÅŸmanlatan besinler tükettiklerini; protein, demir ve kalsiyum gibi potansiyel boylarına eriÅŸtirici besinler yemediklerini söylüyor.
Sonuç olarak bu kiÅŸiler boylarına oranla ÅŸiÅŸmanlayarak ileride yakalanabilecekleri hastalıklara davetiye çıkarmanın yanı sıra Avustralya’yı saran obezite salgınına katkıda bulunuyor. DiÄŸer incelemeler, anne sütüyle beslenmemenin, çocukluk döneminde yetersiz beslenmenin ve düşük sosyo ekonomik geçmiÅŸin boy uzaması üzerinde güçlü negatif etkileri olduÄŸunu gösteriyor. ABD’nin Teksas Eyaleti’nde yapılan bir araÅŸtırma, kilolu ancak hareketli erkeklerin zayıf ancak hareketsiz erkeklere oranla daha saÄŸlıklı olduklarını ortaya koydu.











