Doğa Harikası Adalar: Maldivler
Maldivler Asya’nın en küçük bağamsız ülkesidir. (Maldiv Devleti) Nüfusu Temmuz 2006 itibarı ile 359,008 dir. Maldivler Hint Okyanusu’ndadır. Hindistanın güneyinde ve Sri Lanka’nın güneybatısında.

1200 adet küçük ada Maldiv Adaları’nı oluşturur. Adaların toplam 210 tanesinde yerleşim vardır. Adaların bulunduğu alanın uzunluğu 764 km ve genişliği 129 km’dir. Adaların toplam yüzölçümü 300 kilometrekare kadardır ve bu da az önce bahsettiğimiz 764×129 kilometrekarelik alanın %1′i bile değildir. Maldivler bu özelliğiyle, adeta okyanusla karanın iç içe girmiş olduğu bir yer olma izlenimini ve okyanusun sayısız canlısıyla birlikte yaşıyor olduğunuz hissini verebilir. Bana daha gitmek nasip olmadı ama şimdiden veriyor açıkçası bu hissi. Bu arada Maldiv Adaları’nın en büyüğü 13 kilometrekaredir.
Hint Okyanusu’nda ve Sri Lanka’nın güneyinde yer alan, Asya’daki en küçük bağımsız ülke. Hint Okyanusu’nda 1200 adet küçük adadan meydana gelen, 764 km. uzunluğunda, 129 km. genişliğinde bir adalar topluluğu. Adaların en büyüğü 13 kilometrekarelik bir alana sahip. Bütün alanın %99 ‘u denizle kaplı muhteşem güzelliği ile bilinen bu adacıklar, sayısız isimde ve türde balıklarıyla sualtı gözlem ve su sporlarıyla mükemmel bir tatil ülkesi. “Son cennet” olarak da anılıyor. Son yıllarda, “balayı tatili” turları buraya yönlendiriliyor. Çiftlerin hayalini süsleyen Maldivler, kristal mavisi sularla kaplı. Özel bir ilgi ve çekim alanı yaratan adaya, önceleri budizm hakim olsa da, bir arap gezgini olan Al-Bar Bari sayesinde ulaşan müslümanlık hızla ada halkı tarafından kabul görmüş.

Sadece uçakla gidilebilen Maldivler’e vize alma zorunluluğu da bulunmuyor.. Adadaki bir tatil rüyadan da öte.. Renk cümbüşü ve hareketlilik dalgıçlıkla, sualtı fotoğrafçılığıyla uğraşan insanlar için de bulunmaz bir ortam yaratıyor. 1981 yılında batan “Victory” adlı batık gemi, dalgıçlar için bulunmaz malzeme. Gri köpekbalıkları, Barracudalar, Yarasa Balıkları, Deniz Kaplumbağaları ve Akrep Balıkları da, bu cennet adasındaki batık geminin içinde görülüyorlar. Adalar son derece berrak göllere ve bembeyaz kumsallara sahip. Ayrıca Maldivler’de tropikal bitkiler oldukça sık. Bunlar arasında hindistan cevizi ağaçları en fazla yer tutuyor. 78 yıl boyunca İngiltere tarafından yönetilen Maldivler, 1965 yılında bağımsızlığını kazanmış. Başkenti ve en büyük kenti Male, resmi dili ise Dhivehi dili.
Başkenti: Male (Nüfusu: 61.000)
Diğer önemli şehirleri: Gan
Yüzölçümü: 298 km2
Km2 başına düşen insan sayısı: 805
Nüfusu: 240.000 (1993 tahmini). Nüfusun %30′u şehirlerde yaşamaktadır. Ortalama ömür 63 yıldır. Çocuk ölümlerinin oranı binde 53′tür. Nüfusun %47’sini 14 yaşın altındakiler oluşturmaktadır.
Nüfus artış hızı: %3.4

İklim
Maldivler’in iklimi sıcak ve nemli. Günlük ortalama sıcaklık; 27 derece. Burada yaşayan halkın büyük çoğunluğu Sri Lanka’dan bir kısmı ise Hindistan ve Arabistan’dan gelmiş. Adaların toplam 210 tanesinde yerleşim var. Balıkçılık ve turizm, adalardaki başlıca geçim kaynağı. Binlerce Maldivli hergün balık avına çıkıyor. Birçok balıkçı, teknesini adalardaki hindistan cevizi ağaçlarından yapıyor. Adalardan yaklaşık 30 km. açıyorlar. Elde edilen balıklar çoğunlukla Japonya ve Sri Lanka’ya ihraç ediliyor. Adada yetişen yiyecekler arasında ise ananas, hindistan cevizi ve nar başta geliyor.
Devlet
Tarih boyunca coğrafi konumu nedeniyle istilaya uğrayan adalar topluluğu, 1558-1573 yılları arasında Portekiz’in, daha sonra da 1953-1965 yılları arasında İngiltere’nin yönetiminde kalmıştır. En son olarak 1965 yılında İngiltere’den bağımsızlığın kazanılması ve 11 Kasım 1968 tarihinde cumhuriyet rejiminin ilan edilmesi sonrasında bağımsız bir devlet haline gelmiştir. Maldiv adalarına ulaşım sadece uçakla yapılmaktadır. Yolculuk öncesi vize alma zorunluluğu da bulunmamaktadır. Sualtı, ayrı bir dünya Maldiv Adaları’nın dalış tutkunlarını kendine çeken en önemli özelliği neredeyse sonsuz sayılabilecek dalış opsiyonu sunmasından kaynaklanıyor. Gerek mükemmel iklimiyle, gerekse sualtı görüşünün eşsizliğiyle Maldivler, çekim merkezi olmaya devam ediyor. Hemen hemen tüm tatil köylerinin profesyonel dalış okulları var. Bu özellik, yeni başlamak isteyen dalış meraklıları için bir avantaj.
Maldivliler’in başlıca geçim kaynakları turizm ve balıkçılıktır. Özellikle son yıllarda yeni evli çiftlerin balayı tatili için geldikleri rüya ülkenin, 100 yıl içersinde sular altında kalacağı öngörülmektedir. Zaten Maldivler’de rakımın en yüksek olduğu nokta Addu Atolu’dur ve bu noktanın deniz seviyesinden yüksekliği sadece 2,4 metredir. Bu eşsiz coğrafyaya “Son Cennet” de denilmektedir.
Etnik yapı: Nüfusun tamamını Maldivliler de denen Divehiler oluşturur. Geçmiş yüzyıllarda bu adalara yerleşmiş olan Arap ve Hindistan asıllılar da Divehilerin dil ve kültürünü alarak onlarla kaynaşmışlardır. Divehiler sadece Maldiv adalarında yaşarlar. Kendilerine özel bir dilleri vardır. Bu dil Hintçe ve Arapça’dan kelime almış olmakla birlikte kendine özel bir yapıya sahiptir ve kendine özel bir yazıyla yazılır. Divehilerin tamamı Müslümandır.
Dil: Resmi dil Maldivce (Divehi dili) ve İngilizce’dir.

Din: Resmi din İslâm’dır. Halkın tamamı Müslüman ve sünni-malikidir.
Coğrafi durumu: Maldiv Adaları, Güney Asya’da Hint Okyanusu’nun içinde ve Hindistan’ın güneybatısında yaklaşık 2000 kadar adadan ibarettir. Sri Lanka’nın 700 km. kadar batısında bulunan ve 650 km2′lik bir alan içine yayılmış olan bu takımadaların 191′i meskundur ve ülke nüfusunu da bu 191 adada oturan insanlar oluşturur. Arazilerinin yüksekliği genellikle deniz seviyesini çok aşmaz ve yağmurun bolluğu dolayısıyla sürekli taze su bulunur. Ancak tarıma elverişli arazisi çok azdır. Maldiv Adaları’nda bol yağmurlu ekvator iklimi hâkimdir. Başkent Male’de yıllık sıcaklık ortalaması 30 derece, yıllık yağış ortalaması 1870 mm.’dir.
Yönetim şekli: Maldiv Adaları 11 Kasım 1968′den buyana cumhuriyet sistemiyle ve aynı tarihte yürürlüğe giren anayasayla yönetilmektedir. Devletin en üst yönetici devlet başkanıdır ve genel seçimle belirlenir. Üyeleri seçimle belirlenen 48 kişilik bir parlamentosu vardır. Ülkede İslâm hukuk kuralları uygulanmaktadır. Bu kurallar kadılar tarafından uygulanır. İdari birimler “kâtip” adı verilen yöneticiler tarafından yönetilir. Maldiv Adaları, BM, İKÖ (İslâm Konferansı Örgütü), İngiliz Uluslar Topluluğu, İslâm Kalkınma Bankası gibi uluslararası örgütlere üyedir.

İdari yapısı: 48 idari birimden meydana gelir.
Tarihi: Tarihi kayıtlara göre Maldiv’e İslâm’ı ilk olarak 1154 yılında Ebu’l-Bereket Yusuf el-Berberi adında Faslı bir sufi götürmüştür. Bu kişi oraya vardığında Maldiv’de bağımsız bir krallık vardı. O tarihteki kral adı geçen sufinin etkisiyle Müslüman oldu ve adını Muhammed el-Adil olarak değiştirdi. Onun Müslüman olmasından sonra adalarda İslâm hızla yayıldı. Ünlü Arap seyyah İbnu Batuta 1343′te Maldiv Adaları’nı ziyaret etmiş, 1301 - 1307 yılları arasında adaları yönetmiş olan Sultan Davud bin Yusuf’un kızıyla evlenmiş ve 1.5 yıl kadar kalarak yöneticilere İslâm kanunlarını öğretmiştir. Bu gelişmelerden sonra Maldiv Adaları İslâm kanunlarıyla yönetilmeye başlanmıştır. İbnu Batuta bu seyahatinden seyahatnamesinde söz eder ve Maldiv Adaları’nın o tarihteki sosyal yapısını anlatır. 16. yüzyılın ortalarında Portekizli sömürgeciler Maldivlileri rahatsız etmeye başladı ve 1558 - 1574 yılları arasında 16 yıl süreyle Maldiv Adaları’nı hâkimiyetlerine aldılar. Portekizliler bu süre içinde Maldiv’e özel bir vali tayin ettiler. Portekizli valiyi 1573 - 1584 yılları arasında Maldiv’e hükmeden Muhammed Tukrufan adlı sultan ülkesinden kovdu. Maldiv halkı Portekizlilerin yönetimine hiçbir zaman razı olmamış ve onların ülkelerine hükmetmeye başladıkları tarihten kovuldukları tarihe kadar sürekli silahlı mücadele etmişlerdir. Avrupalı sömürgeciler Hint Okyanusu’nun ortasında kendi hallerine sâkin bir hayat süren Maldivlileri sonraki yıllarda da rahat bırakmadılar ve 17. yüzyılın ortalarına doğru da Hollandalı sömürgecilerin saldırıları başladı. Maldivliler 1645′te Hollanda himayesini kabul etmek zorunda kaldılar. Maldiv’in kendi sultanlık sistemi ise bu tarihten sonra da devam etti. Daha sonra Hint Yarımadası’nda Hollandalılara üstün çıkan İngilizler Maldiv üzerinde söz sahibi olmaya başladılar. 1887′de Maldiv yönetimi İngilizlerle, İngiliz himayesini resmen kabul eden bir anlaşma imzalamak zorunda kaldı. Anlaşmadan sonra İngilizler Maldiv adalarını Seylan’daki sömürge yönetimlerine bağladılar. Ancak bu anlaşmayla İngilizler Maldiv Adaları’nın iç yönetimine müdahale etme imkânı bulamadılar ve adalar yine kendi geleneksel sistemiyle yönetildi. İngilizlerin resmi sömürgeleri 26 Temmuz 1965′e kadar sürdü ve bu tarihte Maldiv Adaları bağımsız bir devlet oldu. Bağımsız olduğunda ülkedeki sultanlık sistemi devam ediyordu ve sultanlıkta 1954′te sultan olan Emir Muhammed Ferid Didi vardı. Ancak 11 Kasım 1968′de sultanlık sistemine son verilerek cumhuriyet sistemine geçildi. Cumhuriyet sistemine geçilmesinden sonra ilk cumhurbaşkanı İbrahim Nasır oldu. İki dönem bu göreve seçilen İbrahim Nasır’ın cumhurbaşkanlığı 1978′de sona erdi ve ondan sonra da yerine hâlen bu görevi sürdüren Me’mun Abdülkayyum seçildi.

Dış problemleri: Hindistan yönetimi Maldiv Adaları’nı sürekli etki altına tutmaya çalışmakta ve bu yüzden zaman zaman içişlerine müdahale etmektedir. Hatta bazen kendi adamlarını ve taraftarlarını yönetimde etkili konuma getirebilmek için çeşitli yollara başvurmaktadır. Maldiv’in ordusunun bulunmaması ve askeri bir güce sahip olmaması Hindistan’ın bu konuda daha rahat hareket etmesine imkân sağlamaktadır. Hindistan Maldiv’i karıştırmayı amaçlayan eylemlerinde bazen Sri Lanka hükümetine karşı mücadele eden Tamil gerillalarını da kullanmaktadır. Görünüşte Hindistan’la Maldiv arasındaki ilişkiler iyidir ve sık sık karşılıklı ziyaretler gerçekleştirilir. Ancak bu Hindistan’ın siyasi baskısından ve Maldiv yönetimini etki altına almasından ileri gelmektedir. Hindistan 1988′de Maldiv yönetimine karşı düzenlenen bir darbe girişimini bahane ederek bu ülkeye asker gönderdi. Hâlen de bu ülkede askeri müsteşarlar bulundurmaktadır. Hindistan, Maldiv için sürekli bir tehdit unsurudur.
İç problemleri: Hindistan tehdidi Maldiv’de bazı iç problemlere de yol açmaktadır. Maldiv yönetiminin bu tehdit dolayısıyla Hindistan’a önemli tavizler vermesi, ihracatta Hindistan mallarına ayrıcalık tanıması vs. içerdeki muhalif grupların ağır tenkitlerine yol açmakta, bu da iç huzuru bozmaktadır.
İslami Hareket: Maldiv halkı genelde İslâm’a bağlılığıyla bilinir. Din hizmetleriyle ilgili bütün giderler hükümet tarafından karşılanır. Her idari birimde İslâm hukuk kurallarını uygulamakla görevli bir kadı bulunur. Ülkenin 14. yüzyılda İslâm devleti olmasından sonra uygulamaya konan İslâmi geleneklerin birçoğu bugün hâlâ sürdürülmektedir. Örneğin Cuma namazı devleti temsil eden yöneticiler tarafından kıldırılır. Namaz kılmak, oruç tutmak ve bunun gibi temel dini görevleri yerine getirmek zorunludur. Müslüman kadınların Müslüman olmayanlarla evlenmeleri yasaktır. Çocuklara İslâmi anlamlar içeren adlar takılır. Çocukların hemen hemen tamamı belli bir yaşa geldiklerinde Kur’an okumayı öğrenirler. Kadınlar İslâmi tesettüre hassasiyetle uyarlar. Ancak Hint tesiriyle adalara İslâmi olmayan bazı gelenekler de girmiştir. Örneğin kendilerine fandita denilen kişilerin insanlara şifa muskası yazması böyledir. Fanditalar bazen büyü de yapmaktadırlar. Yine gayb alemiyle ve cinlerle ilgili İslâmi dayanağı olmayan bazı inançlar mevcuttur ki bu inançlarda da budizmin etkisi olmuştur.
Ekonomi: Maldiv Adaları’nın ekonomisi balıkçılığa, deniz ürünlerinden elde edilen gelirlere ve tarıma dayanır. En yaygın olan iş balıkçılıktır. 1991′de 81 bin ton balık ve deniz ürünü avlanmıştır. Balıkların bir kısmı kurutularak ve tütsülenerek ihraç edilir. Tarıma elverişli arazisinin azlığı dolayısıyla bu alanda çalışanlar çok fazla değildir. Bazı yerlerde darı, hint yer elması, tapyoka adında tedavide kullanılan bir bitki ve çeşitli sebzeler yetiştirilmektedir. Adalarda çok sayıda Hindistan cevizi, muz ağaçları ve bir miktar ekmek ağacı vardır. 1992′de 10 bin ton meyve, 30 bin ton sebze üretilmiştir. Tarımdan elde edilen gelirlerin gayri safi yurtiçi hasıladaki payı %24′tür. Halkın yaklaşık %50’si tarım ve balıkçılıkla uğraşmaktadır.

Para birimi: Maldiv Rufiyası
Issız adacıklar, mercan kayalıklarında açmış rengarenk çiçekler, ayaklarınızın arasında dolaşan yüzlerce balık ve mis gibi baharat kokusu… Maldiv Adaları, Hint Okyanusu’nda, Sri Lanka’nın güney batısında, bir ucundan öbür ucuna yarım saatte yürüyebileceğiniz 190 adadan oluşuyor. Bunların 202’sinde yaşam var, 56’sı turistik amaçla işletiliyor.
Turist kabul eden adaların çoğu Male North, Male South ve Ari bölgelerinde yer alıyor. Bir yat kiralayıp dolaşarak bu güzel beldeleri keşfedin. Tarihi mek‰nlar ve müzelere meraklıysanız Maldivler fikrinden vazgeçin. Şehir hayatından bıkan ve ortalıkta kimseleri görmek istemeyenler için… Ver elini Malvid Adaları…

Cocoa Adası
Robinson Crusoe’nun yazarı Robert Louis Stevenson onu “Hint okyanusundaki en ilahi ada” olarak tanımlıyor. Deniz öyle berrak ve kumsal öyle ipeksi ki, kum nerede bitiyor deniz nerede başlıyor, kestirmek zor. Palmiye ağaçlarının gölgesinde dinlenen bir avuç saz bungalow ve yemyeşil bir toprak örtüsü… Kumsalda beyaz mercan ve ahşaptan yapılan bungalow’larda her tür lüks ve konfor var. Ama Cocoa Adası’nda en güzel şey, kumsala ve civardaki mercan göllerine bakan bar olsa gerek. Cocoa’da scuba diving dünya standartlarında. Dalış sporuna başlamak istiyorsanız, yeni hizmete giren Soleni Dive Center’a mutlaka uğrayın.

Banyan Tree
Vabbinfaru Adası’nda tam ruhunuzu dinlendirebileceğiniz bir yer. Krallara layık cibinlikli yataklar, lezzetli yiyecekler, her saat oda servisi ve sağlık kulübünde güzel bir masaj. Koni şeklinde saz damları olan 48 bungalow, yeşil renkli cam kapılarından meltemi odanıza davet ediyor. Ve tabii yattığınız yerden muhteşem manzarayı seyretme imk‰nı sunuyor. Odada ahşap mobilyalara ferforje şamdanlar eşlik ediyor. Mini bar, saç kurutma makinesi, kasa ve kahve makinesi var. Otelin sağlık merkezinde Doğu yöntemleri ya da Avrupa usulü esansların kullanıldığı terapilerle her şeyden arınmanız mümkün. Derin su dalgıçlığı, scuba diving ve şnorkelle dalış gibi pek çok su sporu hizmeti veren otelin İlaafathi ve Sangu restoranlarında geleneksel mutfağın lezzetli örneklerini bulabilirsiniz. Plaj kıyafeti kabul edilir!

Balayı için olduğundan daha fazla olarak, sualtı gözlemleri ve su sporları için de ideal bir yer olan Maldiv sularında, sayısız türde deniz canlısına rastlanır. 1981 yılında batan “Victory” adlı batık gemi, dalgıçlar için muhteşem bir malzemedir. Batık gemi Victory’nin içinde ve çevresinde de gri köpekbalıkları, barracudalar, yarasa balıkları, deniz kaplumbağaları ve akrep balıkları görülürmüş. Bitki örtüsünün en belirgin ferdi Hindistan cevizi ağaçlarıdır. Adalar da ananas ve nar da bolca yetişmektedir.
Balıkçılık Maldivler’de bir baba mesleğidir, adeta yüzyıllardır süregelen bir gelenektir. 1974′te “Dhoni” isimli bir balıkçı botu, Maldivler’de balıkçılığın makineleşmesinin başlangıcını yapmıştır. Ve 1977′de Felivaru adasında bir Japon firmasının işbirliği ile ilk balık konserve fabrikası kurulmuştur. Birçok balıkçı teknesi adalardaki hindistancevizi ağaçlarından yapılmıştır. Balıkçılar, adalardan yaklaşık 30 km kadar açılırlar ve balıklarını avlarlar. Avlanan balıklar Japonya ve Sri Lanka’ya ihraç edilir.
Maldivliler’in turizm ve balıkçılıktan başka geçim kaynakları da vardır. Bunlar gemicilik, bankacılık ve taşımacılıktır. Halkının büyük çoğunluğu eskiden Budist olan ülkenin insanları, bir Arap gezgini olan Al-Bar Bari ile Müslüman olmuştur. Ve şu anda Maldiv Cumhuriyeti halkının tamamı Müslüman olarak bilinmektedir. Maldiv Adaları, coğrafi konumu nedeniyle tarih boyunca çeşitli istilara uğramıştır. 1558-1573 yılları arasında Portekiz’in, daha sonra da 78 yıl boyunca, 1965′e kadar İngiltere istilası altında yaşayan ülke, 1965 yılında bir cumhuriyet olarak bağımsızlığını ilan etmiştir. Maldivler’in başkenti Male şehridir ve ülkenin resmi dili Dhivehi dilidir.
Maldivler Türkiye vatandaşlarına vize uygulamaz. Ama en az 6 ay geçerli bir pasaport gerekmektedir. Ülkeye yalnızca uçakla gidilebilir. Ülkede 5 tane havaalanı vardır. Ülke 84 turistik tesisi ile 2000 yılında 467,154 turisti ağırlamıştır. Döviz gelirinin de %20’si turizmdir. Maldivler’de bir çok dalış okulu bulunmaktadır. Yani daha önce hiç dalış yapmadıysanız da buraya tatile gidip eğitiminizi alabilir ve dalışınızı gerçekleştirebilirmişsiniz. Sualtı görünüşü ve iklimi açısından, Maldivler dalış meraklıları için önemli bir duraktır.


