Gururluyuz Çünkü Türküz
3 Kasım 1914 ve 18 Mart 1915 tarihleri arasında Çanakkale BoÄŸazı’nda cereyan eden bir seri deniz savaÅŸlarıyla Gelibolu Yarımadası’nda 25 Nisan 1915-8/9 Ocak 1916 tarihleri arasında yapılan kara savaÅŸları, Türk tarihinin en ÅŸerefli sayfalarını dolduran birer zafer destanıdır.
Çanakkale Zaferini, büyük Türk Ulusuna, Atatürk gibi dahi bir lider hediye etmiÅŸtir. Türk bağımsızlık savaşının temelleri, Çanakkale’nin sularında, Conkbayırı’nda ve Anafartalar’da atılmış, bu zaferler Türk KurtuluÅŸ Savaşına maya çalmıştır.
Türk Ulusu; İstanbul’u kurtaran Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal PaÅŸayı Çanakkale’den tanımış; 19 Mayıs 1919′da O, Samsun’a çıktığı gün Suriye ve Filistin cephelerinden terhis olarak Anadolu’ya dönen Türk halkı, “bu benim kahraman komutanımdı” diyerek O’nun etrafında kenetlenip İstiklal Savaşı’na katılmıştır.

Türk Ulusu ve dünya O’nu böylece tanırken, O da Conkbayırı’nın, Kocaçimen’in, kan deryası can pazarında ulusunun ve Türk askerinin asıl cevherini yakından tanıyarak daha sonra giriÅŸeceÄŸi Bağımsızlık Savaşını kesin zaferle sonuçlandıracağı kanaatini daha o zamandan edinmiÅŸtir. 18 Mart zaferi kazanılmasaydı, düşman donanması, daha 1915′in Mart ayında İstanbul’a girerek Osmanlı İmparatorluÄŸu’nu çökertebilecekti.
Çanakkale BoÄŸazı’nı denizden aşıp İstanbul’a giremeyen İtilaf Devletleri, 25 Nisan 1915′ten baÅŸlayarak 8-9 Ocak 1916′ya kadar süren Çanakkale kara savaÅŸlarında Mustafa Kemal tarafından durdurulamasaydı, Birinci Dünya Savaşında Çarlık Rusyası en kısa yoldan müttefiklerinin yardımlarına kavuÅŸacağı için yıkılmayacak, muhtemelen Ekim 1917 BolÅŸevik İhtilali de olmayabilecekti. Bu durumda Almanya’nın yenilgisi hızlanacak ve 1. Dünya Savaşı belki de 1915′te sona erecekti. Çanakkale Zaferi; harbin 4 yıl sürmesine, üç imparatorluÄŸun (Osmanlı, Çarlık ve Avusturya/Macaristan İmparatorlukları) tarih sahnesinden silinmesine neden olmuÅŸtur. Gelibolu Yarımadası’nda düşmana kesin darbeler vurarak onları yenilgiye uÄŸratan Alb. Mustafa Kemal’in Anafartalar tepesinde yaktığı zafer meÅŸalesi, KurtuluÅŸ savaşımızın da yolunu aydınlatmıştır.

Böylece 18 Mart deniz zaferimizi taçlandıran 25 Nisandan sonraki kara savaÅŸlarında, Mustafa Kemal’in etkin liderliÄŸi sayesinde kazanılan zaferlerin, ulusal tarihimize ve dünya tarihine yön veren etkin rolünü yukarda belirtilen noktalarda toplamak mümkündür.
Çanakkale Deniz Savaşı ve Öncesi
BoÄŸaz savunması, giriÅŸten itibaren “Dış-Orta-İç Tabyalar” olmak üzere üç savunma grubu halinde tertiplenmiÅŸti. BoÄŸaz kıyıları boyunca 20 tabyamızda, çoÄŸunluÄŸu kısa menzilli ve eski model, 170 adet top mevzilendirilmiÅŸti. İtilaf devletlerinin savaÅŸ gemilerinde çoÄŸunluÄŸu büyük çaplı uzun menzilli 247 adet en modern toplar bulunmaktaydı.
İtilaf devletlerinin Akdeniz BaÅŸkomutanı Amiral Carden, BoÄŸazı geçerek İstanbul’a girmek için üç aÅŸamalı saldırı planı yapmıştı. İstanbul’a bir ay içinde ulaÅŸacağını hesaplamıştı. Plan gereÄŸince, 3 Kasım 1914 günü 7 zırhlı ile BoÄŸaza bir keÅŸif taarruzu yaptı. GiriÅŸteki tabyalarımız zarar gördü. İkinci saldırıyı 19-25 Åžubat 1915 tarihleri arasında 7 gün süreyle devam ettirdi. Türk topçusunun atış menzili dışından yapılan bombardımanlar etkili oldu. 19 topumuz ve BoÄŸaz giriÅŸindeki tabyalarımız kullanılamaz hale geldi. 26 Åžubat günü düşman donanması BoÄŸaza girdi orta kesimdeki tabyalar 8 saat süreyle kesintisiz bombardımana tabi tutulup sarsıldı. Bu baÅŸarılar üzerine Amiral Carden, Londra’ya çektiÄŸi bir telgrafta, 14 gün içerisinde İstanbul’a ulaÅŸabileceÄŸini müjdeliyordu. Amiral, hazırlıklarını tamamlamaktaydı. Son darbe 18 Martta indirilecekti. Ne var ki, kağıt üzerinde yapılan bu savaÅŸ planında, Türk’ün kahramanlığı ve savaÅŸ azmi hesaba katılmadığı için evdeki hesap çarşıya uymayacaktı.

18 Mart 1915 Günü Savaşı
18 Mart günü, bundan 85 yıl önce, Çanakkale’de ufukları ümit ve zafer neÅŸesi kaplayan bir gün daha doÄŸdu. İtilaf Donanması 18 savaÅŸ gemisiyle saat 10.00′da boÄŸazı yarıp geçmek üzere girmeye baÅŸladılar. İlk ateÅŸi Triumph zırhlısı, Çanakkale’ye 12 km. mesafedeyken saat 11.15′te açtı. Savunma planımıza göre, gemiler topçularımızın ateÅŸ menziline girinceye kadar pusuda bekleyecek ve baskın tarzında ateÅŸ açılacaktı. Nitekim böyle yapıldı. Düşman; yaklaÅŸtıkça, topçularımızın giderek yoÄŸunlaÅŸan isabetli atışlarıyla karşılaşıyordu. Saat 12.00′ye geldiÄŸinde orta kesimdeki 3 tabyamız ağır hasar almış, ama ayakta kalan diÄŸer topçularımızın hedefini ÅŸaÅŸmayan mermileri Agamennon zırhlısının çelik yeleÄŸini parçalamış, Inflexible zırhlısının komuta köprüsü uçurulmuÅŸ ve bu arada düşman donanması Çanakkale’ye 7 Km. kadar sokulmayı baÅŸarmıştı. Savaşın en ÅŸiddetli anları yaÅŸanıyordu. Türk topçuları BoÄŸazı cehenneme çeviriyor, düşman zırhlıları da kıyı ÅŸeridindeki mevzilerimizi hallaç pamuÄŸu gibi atıyor, kıran kırana bir savaÅŸ oluyordu.

Bu sırada Fransız Gaulois zırhlısı aldığı ağır yaralarla saf dışı kalmış, Bouvet zırhlısı yırtılan çelik gömleÄŸini yenilemek üzere geriye kaçarken, bir gece önce Dz. Yzb. Hakkı’nın Nusret mayın gemisiyle boÄŸaza döşediÄŸi mayınlara çarparak 639 personeli ile birlikte karanlık limanın sularına gömülerek kayboluyordu. Bouvet’in imdadına koÅŸan Suffren ve Gaulois da aynı akıbete uÄŸramıştır. Saat 15.00′te Irresıstıble ve onu takiben 16.00′da Inflexible ve 10 dakika sonra Ocean zırhlıları, tam ileri atılacaklarken onların da ayakları Yzb. Hakkı’nın tuzağına takılarak batarken, Inflexıble güçlükle kurtularak römorkör yedeÄŸinde İmroz’a dönüyordu. Böylece 6 saatte 3 büyük zırhlısını kaybeden, bir bu kadarı da ağır hasara uÄŸrayan gemilerini acıyla seyreden Amiral De Robeck, kalanları kurtarabilme telaşıyla saat 17.30′da boynu bükük çekilme emrini veriyordu.
Çanakkale Zaferi
Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin deÄŸil yakın dünya tarihinin en önemli savaÅŸlarından biridir. Çanakkale BoÄŸazı’nı savaÅŸ gemileriyle zorlayarak aÅŸma, böylece İstanbul’a kavuÅŸma isteÄŸi Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir.
1914 yılında I. Dünya Savaşı’nın baÅŸlamasıyla İtilaf devletleri bu isteklerini gerçekleÅŸtirme fırsatının doÄŸduÄŸuna inandılar. Bu inançla İngiltere ve Fransa iÅŸbirliÄŸi yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta Bozcaada’dan BoÄŸaz’ın aÄŸzına doÄŸru yaklaÅŸtılar. Buradan istihkamlarımıza doÄŸru ateÅŸ açtılar, İngilizler Seddülbahir ve ErtuÄŸrul tabyalarını, Fransızlar da Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniye tabyalarını havan topu ile dövdüler. CephaneliÄŸimize isabet eden top mermisiyle on bir ton barut havaya uçtu, subay ve erlerimiz ÅŸehit düştü, İngiliz Donanma Komutanı Amiral Carden Çanakkale önlerinde gösteriler yaptı, düşman denizaltıları boÄŸazı geçmeye kalktılar.

24 Kasım 1914 günü bir Fransız denizaltısı BoÄŸaz sularında görüldü. Bu denizaltıyı gören topçularımız düşman üstüne ateÅŸ yaÄŸdırmaya baÅŸladı. 2 Aralık günü İngiliz denizaltısı da bir deneme yaptı. Derinden engelleri aÅŸarak BoÄŸaz’a girdi. 750 metre ilerde bulunan Mesudiye zırhlısına torpil atarak bu gemimizi batırdı. Zırhlımızda bulunan subaylardan on’u ve erlerimizden yirmi dördü ÅŸehit düştü.
19 Åžubat 1915 günü düşman savaÅŸ gemileri öğleye kadar uzun menzilli bir bombardımana giriÅŸti. BoÄŸaz’a iyice sokuldular. Tabyalarımız akÅŸama doÄŸru düşman savaÅŸ gemilerine karşılık verdi. ErtuÄŸrul ve Orhaniye tabyalarından atılan ateÅŸ karşısında düşman oldukça bocaladı.
İtilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarına ulaÅŸamıyordu. Lodos fırtınasını baÅŸarısızlıklarının nedeni olarak görüyorlardı. Havalar düzelince yeni saldırılar düzenlendi. Yine sonuç alınamayınca düşman gemilerine komuta eden Amiral Carden görevden alındı. Yerine 17 Mart 1915 günü Robeck atandı. Yeni komutan 18 Mart 1915 günü donanÂmayla BoÄŸaz’a saldıracağını, yakında İstanbul’da olacağını Londra’ya bildirdi.

Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Çobanlı 17/18 Mart gecesi boÄŸaz’a mayın hattı döşenmesi emrini verdi. Aldığı emir gereÄŸi Binbaşı Nazmi Bey Nusret mayın gemisi ile o gece yirmi altı mayın, BoÄŸaz’a on birinci hat olarak döşendi. BoÄŸaz’daki mayın sayısı on bir hat olarak 400′ü aÅŸmıştı.
18 Mart 1915: İngiliz ve Fransız savaÅŸ gemilerinden oluÅŸan, o dönemin en büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyin Çanakkale BoÄŸazı’na girdi. Bu donanmanın ilk grubunu oluÅŸturan filoda, İngilizlerin Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible, Lord Nelson ve Agamemnon savaÅŸ gemileri bulunuyordu.
İkinci grupta İngiliz Kalyon Kaptanı komutasında Ocean, İrresistible, Wengeance Majestic gibi savaş gemileri yer almıştı. Üçüncü filo ise Prince, Bouvet, Suffren gibi Fransız savaş gemilerinden oluşuyordu.

İngilizler ve Fransızlar zayıf Türk savunmasını kolayca susturarak BoÄŸaz’ı kolayca geçebileceklerim umuyorlardı. Bu umut ve güvenle 18 Mart 1915 günü düşman savaÅŸ gemileri ÅŸiddetli bir ateÅŸe baÅŸladılar. Rumeli Mecidiyesiyle merkez bataryaları ÅŸiddetli bir ateÅŸe tutuldu. BoÄŸazdaki düşman gemileri Hamidiye istihkamlarına yüklendi. Bunu gören Dardanos bataryaları ateÅŸi üzerlerine çekmeye çalıştı. Az sonra, tüm gemiler, Dardanos’a saldırdı. Dardanos tabyamız saldırılara ÅŸiddetle karşı koydu. Bu arada Mesudiye tabyası da ateÅŸe baÅŸlamıştı. Mesudiye üzerine ateÅŸ açılınca Hamidiye onun yardımına koÅŸtu. Bu arada kıyı bataryalarımız düşman üstüne ateÅŸ yaÄŸdırmaya baÅŸladılar. Bunalan düşman kaçmak isterken topçu atışlarıyla karşılaşıyordu. Düşman gemilerine göz açtırılmıyordu. Karşılıklı bu korkunç bombardıman bir saat kadar sürdü. Bu karşılıklı bombardımanı bir yabancı yazar şöyle anlatıyor:
«İnsan manzarayı gözlerinin önünde canlandırabilir. Kaleler, toz duman bulutları içinde kaybolmuÅŸlarda Yıkıntıların arasından arada bir alevler yükseliyordu. Gemiler, çevrelerinde fışkıran sayısız su sütunÂları arasında yavaÅŸ yavaÅŸ hareket ediyorlar, bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlardı. Tepelerden ateÅŸ eden havan toplarının alevleri görülüyor, ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu.»

Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryaları büyük zarar görmüştü. Amiral Robeck Fransız gemilerini geri çekerek İngiliz savaÅŸ gemilerini ileri sürdü. Tam bu sırada müthiÅŸ patlamalar oldu. Bouvet ve Suffren savaÅŸ gemileri mayına çarparak sarsıldılar, manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir gece önce Nusret mayın gemisinin döşediÄŸi mayınlar görevlerini yapmışlardı. BoÄŸazın berrak sulan üzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren’e tarihi Hamidiye bataryamızın keskin niÅŸancıları ateÅŸ açtılar. Çanakkale Geçilmez kitabının yazarı Alan Moorehead olayı şöyle anlatıyor.
«Saat 13.45′de Suffren’in az gerisindeki Bouvet müthiÅŸ bir patlaÂmayla sarsıldı. Güverteden göğe kesif bir duman yükseldi. Gittikçe hızlanarak yana yattı, devrilip gözden kayboldu. Olayı görenlerden birinin ifadesine göre «Bir tabak, suda nasıl kayıp giderse o da öylece kayıp gitti.»

Türk tabyaları, BoÄŸaz’ı geçmeye çalışan düşman gemilerine durmadan ateÅŸ ettiler. Bu arada düşman BoÄŸazdaki mayınları temizlemek için mayın tarayıcılarını boÄŸaza soktu. Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateÅŸ açtılar. Açılan ateÅŸ yaÄŸmur gibi yaÄŸmaya baÅŸlayınca düşmanlar panik içinde kaçtılar. Bu arada düşman savaÅŸ gemilerinden İnflexible, İrressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralandı. İtilaf devletleri Çanakkale BoÄŸazı’nı denizden aÅŸamadılar. Büyük kayıplar vererek: Çanakkale BoÄŸazı’nın geçilemeyeceÄŸini öğrendiler.
İtilaf devletleri Çanakkale BoÄŸazı’nın savaÅŸ gemileri ile aÅŸamayınca bu kez çıkarma yapmayı planladılar. Artık Çanakkale kara savaÅŸları baÅŸlıÂyordu. Kara savaşında düşmanın nereden çıkarma yapabileceÄŸi tartışıldı. Mustafa Kemal Kabatepe ve Seddülbahir’den, Alman komutan Von Sanders ise Bolayır ve Anadolu yakasından çıkarma yapılabileceÄŸi görüşündeydi. Alman komutanı Von Sanders’in görüşü ağır bastı, ve askerler o yöreye yerleÅŸtirildi.

Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal’in düşündüğü noktadan saldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen’de Conkbayır’da, savaÅŸtı. Cephanesi biten askerlere:
- Süngü tak emrini verdi. Daha sonra ;
- «Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize baÅŸka kuvvetler ve baÅŸka komutanlar geçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı baÅŸlamıştı. Siperler arası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir asker ayrılmıyordu. Åžehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu. Her adım başına bir mermi düşüyor; toprak adeta tüterek kaynıyordu. Düşman dalgalar halinde Conkbayır’a doÄŸru ilerliyordu. Bu arada Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığına atandı. Anafartalar Savaşı’nda düşmanın attığı ÅŸarapnel misketi Mustafa Kemal’in göğsüne isabet etti. Ancak cebindeki saate çarptığından bir ÅŸey olmadı.
Kısa sürede Türk ordusu her yerde büyük baÅŸarılar kazandı. Düşman ÅŸaÅŸkına döndü, bozguna uÄŸradı. Çanakkale kara savaÅŸlarının en önemli cepheleri; Kumkale, BeÅŸike, Bolayır, Seddülbahir, Anbumu, Kabatepe, Conkbayırı ve Anafartalar’dır. 19 - 20 Aralıkta Anafartalar ve Arıburnu cephesi, 8 - 9 Ocak’ta Seddülbahir düşmanlar tarafından boÅŸaltıldı. Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak basan birleÅŸik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uÄŸrayarak çekip gitti.
Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit düştü. Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir.
Çanakkale savaÅŸlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal’in baÅŸarısı ilerde baÅŸlayacak Ulusal KurtuluÅŸ Savaşı’mızın kaynağı oldu.
Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaşlar kutsaldır. Çanakkale, Ulusal Kurtuluş Savaşımız kutsal destan savaşlara birer örnektir.

Çanakkale SavaÅŸları, yüzyılımızın en büyük savaÅŸlarından birisidir. Birinci Dünya Savaşı’nı galip bitirmek isteyen düşman devletler, gemileriyle Çanakkale BoÄŸazı’nı geçip İstanbul’u almak istiyorlardı.

Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı Çanakkale BoÄŸazı’nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşı yapmıştır.
300.000 askerimizin şehit olduğu bu savaşlar sonucunda, düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekilmişlerdir. Çanakkale Savaşlarının denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde, düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlanmıştır. Bu nedenle, her 18 Mart gününde Çanakkale Savaşlarını anmaktayız.
Çanakkale BoÄŸazını geçmek isteyen İngiliz ve Fransız gemileri, 3 Kasım 1914′de boÄŸazın iki yakasındaki birliklerimize ateÅŸ açtılar. Birliklerimizin karşı ateÅŸi ile geri çekilmek zorunda kaldılar. 19 Åžubat 1915′de düşman donanması kesin hücuma baÅŸladı. Osmanlı ordusunun karşı ateÅŸi ile tekrar geri çekildiler. 18 Mart 1915′de İngiliz ve Fransızlar 16 harp gemisi ile büyük bir hücum daha baÅŸlattı. Üç gemisi sulara gömülen düşman donanması, tekrar geri çekilmek zorunda kaldı.

Çanakkale Boğazını gemilerle geçemeyeceklerini anlayan düşmanlarımız, topraklarımıza karadan girmeyi denediler. İngiliz, Fransız, Avustralya, Yeni Zelanda ve diğer bazı sömürge ülkelere ait askerler 25 Nisan 1915 günü karadan çıkarma yapmaya başladılar. Kara savaşları, 9 Ocak 1916 tarihinde son düşman birlikleri de geri çekilene kadar devam etmiştir. 6-7 Ağustos 1915 gecesi Anafartalara yapılan çıkarma harekatını Mustafa Kemal komutasındaki birliğimiz durdurmuştur. 25 Nisan 1915 ve 9 Ocak 1916 tarihleri arasında, yaklaşık sekiz ay boyunca şiddetli kara savaşları olmuştur.
Çanakkale Savaşları, Türk Tarihinin belki de en önemli savaşıdır. Daha geniş ve ayrıntılı bilgi sahibi olmak için kaynakları mutlaka okumanızı öneriyoruz. Bugün özgür olarak yaşadığımız bu topraklara çok kolay sahip olmadığımızın bilinmesi gerekir.
Allah bizlere, bir daha böyle bir savaş göstermesin!


Tarihte Bugün
- 1438 - II. Albert, Almanya kralı oldu.
- 1799 - Napolyon, Osmanlı Devleti’nin yönetimindeki Akka kalesi önlerine geldi.
- 1850 - American Express, Henry Wells ve William Fargo tarafından kuruldu.
- 1913 - Yunan kralı I. George Selanik’te uÄŸradığı bir suikast sonucu öldü.
- 1915 - Çanakkale Deniz Zaferi: Çanakkale Savaşı’nın deniz savaşı bölümü Osmanlı Devleti’nin zaferiyle sonuçlandı, kara savaşı baÅŸladı.
- 1920 - Osmanlı Meclis-i Mebusanı İstanbul’un iÅŸgali üzerine son toplantısını yaptı ve çalışmalarına ara verme kararı aldı.
- 1925 - ABD’nin üç eyaletini (Missouri, Illinois, ve Indiana) etkileyen kasırgada 695 kiÅŸi öldü.
- 1926 - Finike’de meydana gelen 6.9 ÅŸiddetindeki depremde, 27 kiÅŸi öldü.
- 1926 - Papa I. Eftim (Pavli Erenerol), Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi’ni kurdu.
- 1937 - Teksas’ın New London kentinde bir okulda meydana gelen doÄŸal gaz patlamasında çoÄŸunluÄŸu çocuk 300 kiÅŸi öldü.
- 1938 - Meksika sınırları dahilindeki tüm yabancı petrol şirketlerini millîleştirdi.
- 1940 - Hitler ve Mussolini, İtalya’da buluÅŸtu. İtalya, Almanya’nın yanında savaÅŸa girme kararı aldı. Bundan dört yıl sonra aynı gün, Almanlar Macaristan’ı iÅŸgale baÅŸladı.
- 1949 - NATO kuruldu.
- 1953 - Balıkesir’in Yenice ve Gönen ilçelerinde meydana gelen 7,4 ÅŸiddetindeki depremde 265 kiÅŸi öldü.
- 1956 - Fransa, Cezayir’e asker çıkarmaya baÅŸladı.
- 1962 - Cezayir Bağımsızlık Savaşı: Fransa Cezayirli direnişçilerle anlaşmaya vardı.
- 1965 - İnsanoğlu ilk kez uzayda yürüdü. Sovyet kozmonot Aleksey Leonov, dünyadan 2 bin 177 kilometre yükseklikte, Voskhod-II (Gündoğumu) adlı uzay aracından çıkarak 20 dakika boşlukta kaldı.
- 1970 - Kamboçya’da Lon Nol, Prens Norodom Sihanouk’u devirdi.
- 1971 - Peru’nun Chungar kentinde meydana gelen toprak kaymasında 200 kiÅŸi öldü.
- 1971 - Mümtaz Soysal, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı’nca gözaltına alınıp tutuklandı.
- 1974 - Pakistan’ın devrik devlet baÅŸkanı Zülfikar Ali Butto, muhaliflerinden birine suikast düzenlettiÄŸi iddiasıyla ölüm cezasına çarptırıldı.
- 1979 - İran ordu güçleri, DoÄŸu Irak’ın Sıne kentini bombaladı. Bomardımanda 400′den fazla sivil hayatını katbetti.
- 1985 - Bankaların televizyonda reklam yapma yasağı kaldırıldı.
- 1986 - CumhurbaÅŸkanı Kenan Evren, Ceza İnfaz Yasası’ndaki deÄŸiÅŸiklikleri onayladı ve 50.000′e yakın hükümlünün tahliye iÅŸlemleri baÅŸlatıldı.
- 1989 - Mısır’daki Keops piramidinde 4.400 yıllık bir mumya bulundu.
- 1990 - Alman yeniden birleÅŸmesi: Alman Demokratik Cumhuriyeti’nin yaptığı seçimlerden sonra, Alman Demokratik Cumhuriyeti ve Almanya Federal Cumhuriyeti birleÅŸti.
- 1992 - Güney Afrika Cumhuriyeti’nde siyahlara eÅŸit vatandaÅŸlık hakkı tanıyan, Devlet BaÅŸkanı De Klerk tarafından planlanan anayasal reform tasarısı halk oylamasıyla kabul edildi.
- 1997 - Antonov An-24 tipi bir Rus yolcu uçağının kuyruÄŸu, Türkiye’ye gitmekte olduÄŸu sırada havada koptu. Düşen uçaktaki 50 kiÅŸi öldü.
- 2000 - Suriye ve Türkiye’de yaÅŸayan ve akraba olan 573 aile iki ülkenin anlaÅŸması sonucu sınırı geçerek bayramlaÅŸtılar.
- 2005 - New York’taki bir camiide, Cuma namazını ilk defa bir kadın kıldırdı. 1426 yıllık İslami geleneklere göre bu bir ilk.
[Kaynak: Turhan OLCAYTU, E.Tümgeneral]



Allah sizlerden milyonlarca kere razı olsun, ruhlarınız şad olsun


