Psikolojik Sorunlar: Fobiler

Fobi belirli nesne, durum ya da kimseler karşısında duyulan, yersiz, temelsiz, mantıkdışı ancak önlenemez korku. Belli nesne veya şartlardan ferdin kaçmasına sebeb olan ve kaçılamadığında şiddetli heyecana, bütün bedenin irkilmesine, bir fâcianın gelmekte olduğunu hissetmeye, derin bunalım ve depresyona, kalp çarpıntısı, tam bir halsizlik, terleme ve diğer heyecan belirtilerine sebeb olan bir hal. Fobi kelimesi, Yunanca Phobos kelimesinden gelir. Phobos, Yunan mitolojisinde dehşet tanrısıdır.
Korkulan nesne ve şartlara göre isimler verilmiştir. Mesela kapalı yerler korkusu (klostrofobi), açık alanlar korkusu (agorafobi), yüksek yerlerden korku (akrofobi) vardır. Yaşanmış korkulu hâdiseler sonradan fobilere sebeb olabilirlerse de, korkulan şeyin üstüne gitmek korkuyu azaltmakta, kaçmak ise korkuyu arttırmaktadır. Bu prensip tedâvide kullanılmaktadır. Ayrıca heyecan yatıştırıcı ilaçlarla da tedavisine çalışılmaktadır.

Fobi, önemli bir tehlike kaynağı olmayan bir nesne veya durumla karşılaÅŸma sırasında duyulan inatçı ve aşın korkudur. Fobilerin baÅŸlıca üç öğesi vardır: korkulan nesneyle karşılaşıldığı zaman sübjektif korku veya anksiete yaÅŸantısı; bu tür iliÅŸkiyle ilgili fizyolojik deÄŸiÅŸimler ve bu nesneden kaçınma veya kaçma davranışları. Dolayısıyla gerçekten fobik olan hastalar ender olarak korku duyarlar, çünkü kendilerine anksiete veren nesnelerden veya durumlardan sürekli olarak kaçarlar. Fobik nevroz teÅŸhisi koyulan vakalarda, fobiler diÄŸer psikiyatrik semptomlarla birlikte görülebilir veya baÅŸka psikiyatrik sendromlara eÅŸlik edebilir. Prinıer depressif hastalıklarda çok kere özellikle agorafobik çeÅŸitten hafif fobik semptomlar görülür; bunlar bir fobi tablosu gösterdiklerinden, temeldeki depresyon maskelenir. Fobiler baÅŸka sorunlarla aynı zamanda mevcut olduklarında tedavi, primer bozukluÄŸa yönelik olmalıdır. Primer fobik nevrozlar baÅŸlıca üç tiptiragorafobi ve klaustrofobi, spesifik fobiler ve sosyal fobiler. Dördüncü grup olan “çeÅŸitli fobiler” ise öldürme, bıçaklama ve kesme korkuları dahil olmak üzere, belirgin fobik nitelikler taşıyan hastalık korkularını ve obsessif semptomları kapsar. Belli baÅŸlı dört fobi tipi, neden, seyir ve tedavi bakımından farklı olup bu ansiklopedide ayrı ayrı ele alınmıştır.

Korkudan Fobiye
Her canlı, birey olarak varlığını tehdit eden ya da tehdit riski taşıyan varlık ve durumlardan içgüdüsel olarak kaçınır. İnsan bilincinde bu kaçınma, korku olarak algılanmaktadır. Korku bu haliyle, kiÅŸinin varlığını, yaÅŸamını sürdürmesine hizmet eden savunma sistemlerinin bir ön-uyarı mekanizmasıdır ve yaÅŸamın sürdürülebilmesi için gereklidir. ÖrneÄŸin, her insan ÅŸu ya da bu ölçüde köpekten korkar. Hafif ya da ağır, hatta ölüme neden olabilecek bir tehlike kaynağı olabilecek köpekten korkmak, olaÄŸandır ve gereklidir. Bir köpekten gelebilecek tehlike için gereken önlemleri alarak bu korkunun üstesinden gelebilmek, böylece bir köpekle fiziksel ya da duygusal temas kurabilmek düzeyinde tutulabilen köpek korkusu, hastalıklı bir durum olarak kabul edilemez. Çünkü bu haliyle, kiÅŸinin kontrolünden çıkmış, onun istencine hükmeden, sonuçta günlük yaÅŸamını olumsuz yönde etkileyen bir duygu-durum deÄŸildir. Korkunun, “kontrolden çıkması”, yaÅŸamın sürdürülmesi için gerekli olan bir ön-uyarı sistemiyle uyum saÄŸlanamaması anlamındadır. KiÅŸi, o korkunun, onu kaçınmaya zorladığı durumlardan kaçınmayı saÄŸlayamaz ya da bu kaçınma, onu duygusal olarak rahatlatmaz. Yine endiÅŸe ve korku içindedir ve bu anksiyete onun günlük yaÅŸamını istediÄŸi tarzda sürdürmesine olanak vermez. Onun, sanki kendi dışında iÅŸleyen bir mekanizma gibi, kendi istencine hükmeden bir dış güç gibi iÅŸlev görür. Bu haliyle, yaÅŸama hizmet eden korku, yaÅŸama karşı olan fobiye dönüşür.

Korku Olmayandan Fobiye
Belirli bir varlığa ve duruma bağlanamayan fobiler de vardır. Her şeyden önce, bireyin varlığını tehdit eden pek çok dış unsur olduğuna göre, pek çok korku ve fobi de vardır. Ancak kişinin varlığını tehdit eden dış unsurlar bazen, belirli bir varlık ya da duruma bağlı olmazlar. Kişinin, genel anlamda kendi varlığını tehdit altında algılaması durumunda, onun bilinç altına yansıyan, bu tanımlanmamış, bir nesne ya da durumla ilişkilendirilememiş, belirsiz anksiyete, kişinin bilinç altında işleyen bir mekanizmayla tanımlanabilir bir korku haline dönüştürülür. Korku haline dönüştüğü anda da, genel bir anksiyete olması sonucu, fobiye dönüşür.

Fobilerin Genel Özellikleri
Fobi toplumda sık görülen bir anksiyete bozukluÄŸudur. Fobisi olan insanlar “fobik” diye adlandırılırlar. Yapılan araÅŸtırmalar toplumda %10 oranında fobi tespit etse de tahminen bu deÄŸer %25 dolaylarındadır. Fobiler halk arasında hastalıktan ziyade huy ya da kiÅŸilik özelliÄŸi olarak düşünüldüğünden tedaviye baÅŸvuranların sayısı azdır. AraÅŸtırmalarda fobi sıklığının beklenenden düşük çıkmasının en önemli nedeni budur. Kadınlarda erkeklere oranla iki buçuk kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Fobinin nedenleri konusunda farklı ekollerin farklı açıklamaları vardır. Freud, fobiyi bilinçaltı çatışmaları olarak tanımlar. Watson’a göre ise fobi, ÅŸartlı reflekse dayanır.

Fobi Belirtileri
Korku yaratan obje, durum ya da aktivite ile karşılaşıldığında anksiyete belirtileri ortaya çıkar. Panik atakta görülen belirtilerin hemen hepsi fobik durumla karşılaşıldığında ortaya çıkabilir. Bu belirtilerden bazıları şunlardır:
- Çarpıntı
- Yüz kızarması
- Yüzde kaşınma ve yanma hissi
- Titreme
- Terleme
- Bulanık görme
- Nefes darlığı
- Ağız kuruluğu
- Yutkunma güçlüğü
- Mide Bulantısı
- Bilinç Kaybı
- Ani Tansiyon Düşüşü
- Bayılma

Tedavi
Fobilerin tedavisinde ilaç ve psikoterapi birlikte uygulanır. İlaç tedavisi çoğu kez yeterli değildir ve antidepresan ilaçlar kullanılır. Fobilerin tedavisinde en sık başvurulan yöntem, kişinin korkusuyla yüzleşmesinin sağlanmasıdır. Kişinin, anksiyete yaratan varlık ya da durumun üstüne giderek anksiyeteyi nasıl yaşadığını ve onunla nasıl başa çıkabileceğini öğrenmesi istenir.
Fobi Çeşitleri
- Sosyal fobi
- Agorafobi
- Özgül fobiler

Sosyal Fobi Nedir?
Sosyal Fobi toplumlarda her 10 kiÅŸiden birinin yaÅŸamlarını olumsuz etkileyen bir rahatsızlıktır. İnsanda aşırı derecede baÅŸkaları tarafından izlenme ve deÄŸerlendirme korkusuna neden olur. Bu korku basit utangaçlık ve toplum içinde heyecanlanma duygusundan çok daha ciddi boyutlarda bir korkudur. Bu rahatsızlıktan ÅŸikayetçi olan insanlar ömürleri boyunca baÅŸkaları tarafından izlenebilecekleri durumlara girmekten kaçınırlar. Bu hastaların diÄŸer insanlarla iliÅŸkileri, eÄŸitimleri ve iÅŸ hayatları büyük oranda zarar görecektir. Bu hastalıktan ÅŸikayetçi olan bir çok insan korkularını yenmek için alkole ve uyuÅŸturucu maddeye sarılacaktır. Sosyal Fobi çoÄŸunlukla ergenlik yıllarında baÅŸlar ve eÄŸer tedavi edilmezse ömür boyu sürebilir. Tedavi edilmeyen Sosyal Fobi aynı zamanda depresyon ve agorafobi (topluma açık yerlerde bulunma korkusu) gibi baÅŸka rahatsızlıkların da oluÅŸmasına neden olur. “BaÅŸkalarına emir vermeyi gerektireceÄŸi için bir çok kere terfi etmeyi reddettim. BaÅŸkalarına emir veremezdim. “Alkol, partilerde ya da topluluklara hitap etmem gerektiÄŸinde bana yardımcı oluyordu. ancak sonunda benim için alkol sosyal fobi kadar büyük bir problem haline geldi”.
Sosyal Fobinin Sebepleri Nelerdir?
Sosyal fobi, ırsiyetin orta derecede katkıda bulunduÄŸu bir hastalıktır. Akrabaları arasında sosyal fobik olan kiÅŸilerin bu hastalığa yakalanma riski bir miktar daha yüksektir. Sosyal fobiklerin beyinlerinde bir takım kimyasal ve elektriksel bozukluklar olduÄŸu, yapılan incelemeler sonucunda anlaşılmıştır. Bazı ilaçların sosyal fobi tedavisinde oldukça etkili olması, sosyal fobinin temelde “beyinde faaliyetinde bir bozukluk” olduÄŸu tezini doÄŸrulamaktadır. Sosyal fobinin genellikle utangaç, çekingen, kendine güveni düşük, reddedilmeye duyarlı, ama baÅŸkaları üzerinde olumlu intiba bırakma arzusu duyan kiÅŸilerde ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu kiÅŸiler baÅŸkaları tarafından beÄŸenilmediklerinde bunun deÄŸer ve sosyal mevki kaybına yol açacak bir felaketle sonuçlanacağını inanırlar. Yani sosyal fobi, bazı kiÅŸilik özellikleri zemininde ve bazı ailelerde daha kolay geliÅŸen bir beyin hastalığıdır.
Sosyal Fobinin Belirtileri Nelerdir?
Sosyal Fobi; yüz kızarması, el titremesi, baş dönmesi, aşırı terleme ve ani tuvalete gitme isteği gibi belirtilere neden olabilir. Eğer sosyal fobiniz varsa korkulan sosyal durumlar ile karşı karşıya kaldığınızda bu belirtilerden bir veya bir kaçından şikayetçi olabilirsiniz. Bazı vakalarda sadece kaçınılan durumun düşüncesi dahi korku yaratabilir. Belirtileri engellemek için her şeyi deneyebilirsiniz. Ancak kaçınma yöntemleri kaçınılan belirtiler kadar hayat kalitenize zarar verici olabilir. Süper markette, kasada sırada beklemek benim için çok zordu. sırada ilerledikçe daha da çok terliyor ve titriyordum. sonunda alışveriş yapmaktan vazgeçtim.
Sosyal fobi kavramı ilk defa 1903 yılında fransız psikiyatrist Janet tarafından tanımlanmıştır. Åžimdiki modern formuyla ise ilk defa, 1966 yılında ingiliz psikiyatrist ve davranış terapistleri Marks ve Gelder tarafından ortaya konmuÅŸ, daha sonra üzerinde çalışılmaya devam edilmiÅŸtir. 1980 yılında resmi olarak DSM’ye alınmış, 1990 yılında da uluslararası hastalık sınıflandırmasının düzenlendiÄŸi ICD – 10′da yerini almıştır. Sosyal fobi son yıllarda araÅŸtırmaların yoÄŸunlaÅŸtığı bir konu olarak önemini gün geçtikçe arttırmaktadır. Sosyal fobi; kiÅŸinin sosyal faaliyet ve aktivitelerde bulunma ve katılmaya karşı geliÅŸtirdiÄŸi kaygı durumu olarak tanımlanabilir. Tek başına korku ve kaygı olmadan yapabildiÄŸi faaliyetleri, baÅŸkalarının önünde aynı rahatlıkla yapamaması olarak belirtmemiz mümkündür. Bu kaygı durumundan kurtulmak için de; sosyal ortam ve faaliyetlere katılmama, çekinme veya uzak durması ile belirginleÅŸerek ortaya çıkar. Bir dereceye kadar sosyal ortamlardan korku normal kabul edilmelidir. Çekingenlik yada utangaçlık da, kiÅŸiye ciddi bir yük ve korku getirmiyorsa problem olarak yer almaz. Bunun hastalık olup olmadığına, kiÅŸinin yaÅŸadığı engellenmeler ve kısıtlanmalar karar verecektir. Sosyal fobi diyebilmemiz için; kiÅŸinin istediÄŸi halde, korku ve kaygı oluÅŸturan sosyal faaliyet ve iliÅŸkilere katılamamasıdır.
Sosyal fobi, tek bir boyutu olmayan, azdan çoğa doğru genişleyebilen bir yelpazede ele alınmalıdır. Karşı cinsten biri ile sohbet ederken ortaya çıkan korku ve kaygı halinden; tanıdık biri ile karşılaşıp konuşma zorunda kalacağını düşünerek sokağa çıkmamaya kadar varabilen genişliğe sahiptir. Ancak bu yelpazenin her iki boyutu da tedavi edilmesi ve düzeltilmesi gereken bir problem olarak görülmelidir. Sosyal fobisi olan kişiler kaygı durumuna düşmemek için de farklı kaçınma yollarına müracaat ederler. Bu kaçınma davranışları; korkulan ortama girmeme (sosyal etkinliklere girmeme ve okul fobisi gibi), korkulan ortamı terketme, konuşulanı işitmezden gelme, hastalanma, zıtlaşma, göz temasına girmeme, ilgisiz şeyler düşünme, hayallere dalma, konuyu değiştirme ve alkol kötüye kullanımı olarak özetlenebilir. Böylece kendilerini kaygı oluşturabilecek durumlardan soyutlayarak; küçük düşmemiş, utanç verici bir olay yaşamamış ve benliğinin bütünlüğünü korumuş olur. Sosyal fobisi olan kişiler hata yapma, gülünç duruma düşme yada kendilerine yakışmayacaklarını düşündükleri davranışları yapma korkusu içindedir. Sosyal faaliyetlerde arka plana itilmiş olmaktan, dostça olmayan bir şekilde kendilerine davranılmasından, aptalca görünmekten, kontrolü kaybetmekten, panik yaşamaktan, ne söyleyeceğini bilememekten ve bir de bunlara eşlik eden birçok fiziki belirtileri yaşamaktan korkmaktadır. Bu fiziki belirtileri; ellerde terleme ve titreme, yüz kızarması, ses kısılması ve titremesi, kaslarda gerginlik, çarpıntı ve gögüste sıkışma hissi, sıcak ve soğuk basmaları, mide rahatsızlıkları, baş ağrısı olarak sıralayabiliriz.
Belirli nesneler veya durumlardan anormal korkudur. Bunları agorafobi ve sosyal fobilerden ayırdettiren özellik korkunun özgül durumlar ve nesneler karşısında belirmesidir. Bu özgül durumlar ve nesneler olmadığında hastada rahatsızlık belirtisi yoktur. Bunlardan uzak olduğu sürece hastanın yaşamı etkilenmemektedir. Yalnız fobi nesnesi ya da durumuyla yüz yüze gelince panik derecesinde korku ortaya çıkmaktadır. Hasta bu nesne veya durumların nerede bulunabileceğini daha önceden inceler ve ona göre sakınarak sıkıntıdan kendini korumaya çalışır. Fakat çok sık karşılaşılan nesneler karşı korku yaşamı çok kısıtlayıcı olabilir.
Sosyal Fobi İyileşir mi?
Sosyal fobi günümüzde oldukça iyi tedavi edilen bir rahatsızlıktır. Ama tedavi edilmediğinde ağır sonuçlara yol açabilir. Psikiyatristler, sınıfta derse kaldırıldığında duyduğu heyecana dayanabilmek veya akranlarıyla ilişkilerinde daha az kırılgan ve daha cesur olabilmek için, henüz ortaokul yıllarında alkol ve madde kullanmaya başlayan çok hasta görürler. Sosyal fobiklerin eğitim ve iş başarıları, hayatta gösterdikleri performans genelde düşüktür. Öte yandan bugün radyoda televizyonda program yapan ve bu işi de başarıyla yürüten çok sayıda iyileşmiş sosyal fobik vardır. Ancak çoğu sosyal fobik tedavi başvurusunda bulunmamakta, berbat bir hayata katlanmak zorunda kalmaktadır.

Sosyal Fobi Nasıl Tedavi Edilir?
İlaç tedavisi
Günümüzde sosyal fobi tedavisinde oldukça etkili olan, bağımlılık yapmayan, uyku-sersemlik gibi yan etkilere yol açmayan ve kalıcı düzelme sağlayabilen birtakım ilaçlar vardır. İyi bir ilaç tedavisiyle kimi zaman psikoterapiye dahi gerek kalmadan kişi dertlerinden kurtulmaktadır.
Psikoterapi
Psikoterapi, sosyal fobi tedavisinde oldukça etkilidir. Sosyal fobiklerde genellikle “biliÅŸsel-davranışçı terapi” denilen psikoterapi yöntemi uygulanmaktadır.
Agorafobi
Agorafobi nedir?
Agorafobi anksiyetenin bir sonucudur ve anksiyetenin ortaya çıktığı durumlardan kaçinmaya götürür. Sözgelimi, evden çikmakta, kitle ulasim araçlarini kullanmakta veya süpermarkette kuyruga girmekte zorlanabilirsiniz. Agorafobiniz varsa, kendinizi ancak gerçekten iyi tanidiginiz biriyle vakit geçirdiginizde güvende hissedersiniz. Kaçinmayi yegleyeceginiz durumlarda anksiyetenin fiziksel ve psikolojik belirtilerini sergilersiniz. Agorafobi ilaçlar ve bilissel-davranisçi terapiyle genellikle etkili biçimde tedavi edilebilir. Fobiler arasında sık görülen, eskiden yalnız meydanlardan, açık yerlerden korku olarak bilinen bir Anksiyete bozukluÄŸudur. Åžimdi ise agorafobi çok daha geniÅŸ bir anlam taşımaktadır. Yalnız başına kalmaktan, yalnız sokaÄŸa çıkmaktan, kalabalık yerlere girmekten, örneÄŸin sinema, tiyatro, tünel, köprü, pasaj, asansör, otobüs, vapur, uçak gibi yerlerde duyulan korkular artık agorafobi sayılmaktadır. Panik bozukluÄŸuna baÄŸlı olmayan fobinin nadir olduÄŸu anlaşılmaktadır. ÇoÄŸu agorafobinin temelinde panik nöbetleri bulunmaktadır. Yani hasta panik nöbetleri geçireceÄŸi korkusu yüzünden yalnız başına sokaÄŸa çıkamamakta, kalabalığa girememektedir. Bu nedenle DSM III-R’ye göre agorafobi belli bir durumdan ağır kaçınma davranışı gösteren panik bozukluÄŸudur. ICD-10′da ise asıl tanı agorafobidir ve bunda panik bozukluÄŸu olabilir veya olmayabilir. Agorafobi bireyin herhangi bir yerde panik nöbeti geçirme ve ordan çıkamama, tıkanıp kalma, hiçbir seçeneÄŸi olmama korkusudur. Ağır agorafobikler yaÅŸamın birçok etkinliÄŸinden uzaklaşır. Bir süre sonra yaÅŸamları o kadar kısıtlanabilir ki zamanla ciddi çöküntü durumlarına da girebilirler.

Özellikle yalnız başına dışarı çıkmak korkusu olarak nitelenen ruhsal çöküntü ve güçsüzlük yaratıcı, nispeten çok rastlanan bir bozukluktur. Agorafobi genellikle buluÄŸ çağında ve en çok 15-35 yaÅŸları arasında baÅŸlayıp, erkeklerden çok, kadınlarda belirir. Bilinen bir tek basit nedeni yoktur. Çocukluktaki travmatik olaylardan ziyade, stress yaratan olaylar ve nörotik kiÅŸiliÄŸin etken olması ihtimali yüksektir. Bununla birlikte, çocukluktaki ayrılma olayları sonucunda ortaya çıkan bağımlılık (dependence) durumları ve genç kadın hastalarda görülen cinsel anksieteler de sık rastlanılan nedenlerdir. Bu sendrom birkaç hafta veya ay, yahut da daha yavaÅŸ olarak birkaç yıl süresince geliÅŸebilir. ÇoÄŸunlukla yıllarca sürmesine raÄŸmen, bazan kendiliÄŸinden geçiverir, bazan da nüksederek seyreder. Fobilerin ÅŸiddeti, bazan ortamsal stress’ler ve ruhsal deÄŸiÅŸimlere baÄŸlı olarak, fakat önceden kestirilemeyen bir biçimde, iniÅŸ çıkışlar gösterir. Gene de, fobi kronikleÅŸtikçe kaçınma davranışı belli bir tablo gösterebilmektedir. Serbest anksiete, panik nöbetleri ve depresyon gibi baÅŸka nörotik semptomlar da bu fobiyle ilgili olabilmektedir. Fobi semptomları genellikle depresyon dönemlerinde kötüleÅŸmektedir.Bu fobinin kontrolü çok yönlüdür. EÄŸer depresyon, panik ve sitüasyonel olmayan anksiete belirginse, antidepresanlar ve anksiolitik ilaçlar faydalıdır. Hattâ depresyonun belirgin olmadığı durumlarda bile bu ilaçları denemek yarar saÄŸlayabilir. Davranış terapisi teknikleri, çoÄŸu zaman hastaların korktukları durumları daha rahat karşılamalarına yardımcı olur ve muhtemelen hafif vakalarda veya kaçınma davranışının ÅŸiddetli fakat depresyonun hafif olduÄŸu durumlarda en iyi sonucu verir. Uzun bir hastalık döneminden sonra, hastanın kiÅŸisel, sosyal veya aile sorunlarını çözümlemesinde onu desteklemek için psikoterapötik ve sosyal bir çalışma gerekebilir.

Özgül Fobiler
Belirli nesneler veya durumlardan anormal korkudur. Bunları agorafobi ve sosyal fobilerden ayırdettiren özellik korkunun özgül durumlar ve nesneler karşısında belirmesidir. Bu özgül durumlar ve nesneler olmadığında hastada rahatsızlık belirtisi yoktur. Bunlardan uzak olduğu sürece hastanın yaşamı etkilenmemektedir. Yalnız fobi nesnesi ya da durumuyla yüz yüze gelince panik derecesinde korku ortaya çıkmaktadır. Hasta bu nesne veya durumların nerede bulunabileceğini daha önceden inceler ve ona göre sakınarak sıkıntıdan kendini korumaya çalışır. Fakat çok sık karşılaşılan nesneler karşı korku yaşamı çok kısıtlayıcı olabilir.
Fobiler korkunun ortaya çıktığı uyarana göre üçe ayrılabilirler:
- Nesne fobileri (böcek, kelebek, köpek, sivri uçlu eÅŸya gibi…)
- Durum fobileri (kapalı yer, açık yer, asansör, yüksek yer gibi…)
- İşlev fobileri (altına kaçırma, gaz kaçırma, terleme, yüz kızarması gibi…)
Özgül fobi, sosyal fobiden daha yaygındır. Özgül fobi kadınlar arasında en yaygın görülen mental bozukluktur. İkincil olarak erkekler arasında yaygınlığı vardır. Sadece madde kullanım bozuklukları mevcuttur. Özgül fobinin altı aylık prevelansı her yüz kiÅŸide % 5-10 civarındadır. Ömür boyu prevalansı % 12.5 ‘tir. Kadın erkek oranı ikiye birdir. Kan, enjeksiyon ve yara tipinde bu oran bire birdir. Baslangicin pik yasi, doga olaylari, kan, enjeksiyon ve yara tipinde 5 ila 9 yaslari arasidir. Baslangiç daha sonraki yaslarda da olabilir. Bunun tersi olarak, durumsal tipte (mesela yükseklik korkusu) baslangiç yasi daha yüksektir, ortalama 20′li yaslarin ortasidir. Agorafobinin baslangiç yasi daha küçüktür. Korkulan objeler ve durumlar, özgül fobide görünüm sikligina göre hayvanlar, yaralanma, firtinalar,yükseklik, hastalik ve ölümdür.
Agorafobi ile birlikte panik bozukluğu, sosyal fobi, postravmatik stres bozukluğu, obsesif- kompulsif bozukluk ve hipokondriaziste de korku ve kaçınma davranışı vardır. Ancak bunların hepsinde de panik atak gelir korkusu (panik bozukluğu), toplum önünde küçük düşerim korkusu (sosyal fobi), yaşanan travmatik bir olayı hatırlatan uyaranın verdiği sıkıntı (PTSB), kirlenme endişesi (OKB) ve özgül bir hastalığa yakalanmış olma (hipokondriazis) gibi hastalığa özgü bir neden vardır. Özgül fobide ise bazı hastalarda uyarandan neden korkulduğuna dair bir açıklama olmasına karşın, diğer ruhsal hastalıklara özgü bir neden bulunmamaktadır.

Tedavi
Özgül fobi tedavisinde en etkili yöntem yüzleştirmedir (exposure). Yüzleştirme tedavisi motivasyonu yeterli olan, depresif belirtilerin bulunmadığı, fobik uyaranın açıkça belli olduğu olgularda uygulanabilir. Korku oluşturan nesne ve durumların gerçekte hiç bir tehlike oluşturmayacağı ve fobik uyaranla ilgili olası yanlış bilgiler konusunda yeteri kadar çalıştıktan sonra (bilişsel tedavi), hastalar fobik uyaranla hafiften şiddetliye doğru kademeli olarak yüzleştirilir. Amaç hastaları desensitize etmektir. Belirgin depresyon ve panik atakların olduğu hastalarda antidepresan tedavi uygulanabilir.

Psikoloji biliminde geçen çesitli korkularınızın teknik terimleri
- Ablütofobi: Yıkanmaktan Korkma
- Agirofobi: Caddelerde Karşıdan Karşıya Geçmekten Korkma
- Agorafobi: Açık Yer ya da Kalabalık Korkusu
- Ailurofobi: Kedilerden Korkma
- Akluofobi: Karanlıktan Korkma
- Akrofobi: Yüksek Yerlerden Korkma
- Akustikofobi: Belirli Seslerden Kokrma
- Algofobi: Acı Çekmekten Korkma
- Amatofobi: Toz Korkusu
- Amnezifobi: Hafızasını Kaybetmekten Korkma
- Androfobi: Adamlardan Korkma
- Anemofobi: Fırtına Korkusu
- Antlofobi: Sel Korkusu
- Antropofobi: İnsanlardan Korkma
- Apifobi: Arılardan Korkma
- Arakibutirofobi: Yerfıstığı Ezmesinin, Yerken, Damağa Yapışmasından Duyulan Korku
- Araknofobi: Örümceklerden Korkma
- Aritmofobi: Sayılardan Korkma
- Asimetrifobi: Simetrik Olmayan Åžeylerden Korkma
- Astenofobi: Güçsüz Olmaktan Korkma
- Astrafobi: ÅžimÅŸek Korkusu
- Ataksofobi: Düzensizlikten Korma
- Atelofobi: Mükemmel Ol(a)mamaktan Korkma
- Aviofobi: Uçuş Korkusu
- Ballistofobi: Silahtan ya da Mermilerden Korkma
- Batofobi: Derinlik Korkusu, Yüksek Binaların Yanından Geçmekten Korkma
- Batrakofobi: Kurbağa, Semender Gibi Çiftyaşayışlı (Amfibyen) Hayvanlardan Korkma
- Belonefobi: İğnelerden Korkma
- Bibliyofobi: Kitaplardan Korkma
- Bromidrosifobi: Vücut Kokusundan Korkma
- Brontofobi: Gökgürültüsünden Korkma
- Dentofobi: Dişçiden Korkma
- Dermatopatofobi: Deri Hastalıklarından Korkma
- Eisoptrofobi: Aynalardan Korkma
- Elektrofobi: Elektrikten Korkma
- Emetofobi: Kusmaktan Korkma
- Entomofobi: Böceklerden Korkma
- Epistaksiyofobi: Burun Kanamasından Korkma
- Eritrofobi: Yüz Kızarmasından Duyulan Korku
- Erotofobi: Cinsellik Korkusu
- Farmakofobi: İlaçlardan Korkma
- Fazmofobi: Hayaletlerden Korkma
- Febrifobi: Yüksek Ateşten Korkma
- Filemafobi: Öpmekten ya da Öpüşmekten Korkma
- Filofobi: Sevmekten, Aşık Olmaktan Korkma
- Fobofobi: Korkmaktan Korkma
- Fotofobi: Işıktan Korkma
- Gametofobi: Evlenmekten Korkma
- Gefirofobi: Köprülerden Geçmekten Korkma
- Gerontofobi: Yaşlı İnsanlardan ya da Yaşlanmaktan Korkma
- Glossofobi: Topluluk Önünde Konuşmaktan Korkma
- Haptofobi: Dokunulmaktan Korkma
- Harpaksofobi: Hırsızlardan ya da Bir Suçun Kurbanı Olmaktan Korkma
- Helyofobi: GüneÅŸ’ten Korkma
- Hematofobi: Kan Korkusu
- Herpetofobi: Sürüngenlerden Korkma
- Hidrofobi: Sudan, Yüzmekten ya da Boğulmaktan Korkma
- Higrofobi: Nemden ya da YaÄŸmurdan Korkma
- Hipegiyafobi: Sorumluluktan Korkma
- Hipnofobi: Uyumaktan Korkma
- Hipofobi: Atlardan Korkma
- Homiklofobi: Sisten Korkma
- Homofobi: EÅŸcinsellerden Korkma
- İhtiyofobi: Balıklardan Korkma
- Jinefobi: Kadınlardan Korkma
- Kakofobi: Çirkinlikten, Çirkin Şeylerden Korkma
- Kakorafiyafobi: Başarısız Olma Korkusu
- Kanserofobi: Kanser Olmaktan Korkma
- Kardiyofobi: Kalp Hastalığından Korkma
- Karnofobi: Etten Korkma
- Katagelofobi: Dalga Geçilmekten Korkma
- Kemofobi: Kimyasal Maddelerden Korkma
- Keymafobi: Kıştan ve Soğuktan Korkma
- Kimofobi: Dalgalardan Korkma
- Kinofobi: Köpeklerden Korkma
- Klimakofobi: Merdivenden Düşmekten ya da Merdivenlerden Korkma
- Klostrofobi: Kapalı Yer Korkusu
- Koprofobi: Dışkı Korkusu
- Koulrofobi: Palyaçolardan Korkma
- Kremnofobi: Yüksek Yamaçlardan ya da Uçurumlardan Korkma
- Kriyofobi:Buzdan ya da Donmaktan Korkma
- Kronomentrofobi: Saatlerden Korkma
- Ksantofobi: Sarı Renten Korkma
- Ksenofobi: Yabancılardan Korkma
- Ksilofobi: Tahta Åžeylerden ya da Ormanlardan Korkma
- Limnofobi: Göllerden Korkma
- Litikafobi: Davalardan ve Mahkemelerden Korkma
- Logofobi: Belirli Kelimelerden Korkma
- Lökofobi: Beyaz Renkten Korkma
- Manyofobi: Delirmekten Korkma
- Mastigofobi: Cezalandırılmaktan Korkma
- Mekanofobi: Makinelerden Korkma
- Melanofobi: Siyah Renkten Korkma
- Mikrobiyofobi: Mikroplardan Korkma
- Mizofobi: Kirlilikten Korkma
- Monofobi: Yalnızlıktan Korkma
- Musofobi: Farelerden Korkma
- Nekrofobi: Cesetten Korkma
- Nelofobi: Camdan Korkma
- Niktofobi: Geceden Korkma
- Nozokomefobi: Hastanelerden Korkma
- Nüdofobi: Çıplaklıktan Korkma
- Obesofobi: ÅžiÅŸmanlamaktan Korkma
- Ofidiyofobi: Yılanlardan Korkma
- Okofobi: Taşıt Araçlarından Korkma
- Osmofobi: Belirli Kokulardan Korkma
- Pantofobi: Her Åžeyden Korkma
- Papirofobi: Kağıttan Korkma
- Paraskavedekatriafobi: Ayın Onüçü ve Cuma Olan Günden Korkma
- Patofobi: Hasta Olmaktan Korkma
- Pedofobi: Çocuklardan Korkma
- Peladofobi: Kel İnsanlardan ya da Kelleşmekten Korkma
- Penyafobi: Fakirlikten Korkma
- Pirofobi: AteÅŸten Korkma
- Plakofobi: Mezar Taşlarından Korkma
- Pogonofobi: Sakaldan ya da Sakallı Kişilerden Korkma
- Politikofobi: Politikacılardan Korkma
- Porfirofobi: Mor Renkten Korkma
- Potamofobi: Irmaklardan ya da Su Akıntılarından Korkma
- Potofobi: Alkollü İçeceklerden Korkma
- Pteronofobi: Kuştüyünden Korkma
- Pupafobi: Kuklalardan Korkma
- Radyofobi: Radyasyondan, İks Işınlarından Korkma.
- Ranidafobi: KurbaÄŸalardan Korkma
- Selenofobi: Ay’dan Korkma
- Siderofobi: Yıldızlardan Korkma
- Simetrofobi: Simetriden Korkma
- Skiofobi: Gölgelerden Korkma
- Sosyofobi: Toplumdan, Genel Olarak İnsanlardan Korkma
- Soteriofobi: Başkalarına Muhtaç Olmaktan Korkma
- Tafefobi: Diri Diri Gömülmekten Korkma
- Takofobi: Yüksek Hızdan Korkma
- Talassofobi: Deniz ya da Okyanus Korkusu
- Tanatofobi: Ölümden Korkma
- Teknofobi: Teknolojiden Korkma
- Teratofobi: Gebe Kadının, Şekilsiz, Çirkin Bir Çocuk Doğurmaktan Korkması
- Termofobi: Isıdan Korkma
- Testofobi: Testlerden ya da Sınavlardan Korkma
- Tokofobi: Gebe Kalmaktan ya da Çocuk Doğurmaktan Korkma
- Tomofobi: Ameliyat Olmaktan Korkma
- Toksifobi: Zehir Korkusu
- Topofobi: Belirli Yerlerden Korkma
- Travmatofobi: Yaralanmaktan Korkma
- Trikinofobi: Gıda Zehirlenmesinden Korkma
- Triskaidekafobi: 13 Sayısından Korkma
- Tripanofobi: Aşı ya da İğne Olmaktan Korkma
- Trikopatofobi: Saç Hastalıklarından Korkma
- Ürofobi: Sidikten Korkma
- Venereofobi: Zührevi Hastalıklardan Korkma
- Venüstrafobi: Güzel Kadınlardan Korkma
- Vermifobi: Solucanlardan Korkma
- Zelofobi: Kıskançlıktan Korkma
- Zoofobi: Hayvanlardan Korkma

Those irrational fears
Genuine danger arouses fear but when this fear becomes irrational or excessive, it turns into phobia. You have to make a presentation, you are nervous; that is normal. But the fact that you have been worrying about the event for weeks and have started feeling sick to your stomach, you are in trouble. You may have a phobia; persistent irrational fear of a situation as this or of an object that is harmless in reality.
According to Dr Ajai Singh, consultant psychiatrist and editor, Mens Sana Monographs, Mumbai, five to ten per cent people have a lifetime prevalence of different types of phobias more in women than in men. Interestingly, Madonna looks tough but is actually afraid of thunder; Michael Jackson and Jennifer Anniston have a fear of flying and Pamela Anderson is scared of mirrors. The good news is that phobias can be treated, fears reduced and you will be able to manage situations with ease.

Thin line between fear and phobia
Phobia is listed as one of the anxiety disorders that include panic disorder, post-traumatic stress disorder or obsessive-compulsive disorder. Seema Hingorrany, clinical psychologist and psychotherapist describes phobia as an intense but unrealistic fear that can interfere with the ability to socialize, work, or go about everyday life, brought on by an object, event or situation. So intense is their anxiety that people suffering from phobias go out of their way to avoid the source of their fear. To be defined as a phobia, experts believe that the fear must cause some level of impairment. Everyone experiences a phobia at some point in life.
Are you a phobic person?
- You get feelings of panic, dread, terror or horror
- Your fear goes beyond normal boundaries and the actual threat of danger
- The fear takes over your thoughts and your reactions are uncontrollable
- You experience rapid heartbeat, shortness of breath, trembling and an over whelming desire to flee from that situation or object
- You go out of the way or take extreme measures to avoid that fearful object or situation for no reason

What causes phobia?
The reason why phobias occur is not known. However, there may be a strong genetic correlation. If as a parent you are scared of sitting in roller coasters and rides, your children too may develop a phobia of enjoying the rides. Concurs, Seema Hingorrany,”There is a strong possibility that phobias are learned behaviors. Individuals learn to fear certain objects, situations or events or events through indirect or direct experience.” Phobias may also have something to do with brain chemicals and also traumatic experiences. Sometimes the phobia is just our brain exaggerating the fear of something that can actually cause us harm, such as snakes or lightning. It is a defence mechanism that goes too far.
Getting rid of phobias
Phobias can result in social isolation or depression. People with phobias may even turn to substance abuse; alcohol or drugs to deal with stress and depression. “Psychopharmacology; medicines with behaviour therapy and insight oriented psychotherapy are combined in different forms in different patients”, says Dr. Singh. Your doctor may suggest medications such as beta-blockers, anti-depressants or sedatives and/or behaviour therapy to manage your reactions to objects or situations that cause phobia. Cognitive behavioural therapy helps you learn to develop a control over your thoughts and fears. Hypnotherapy can put you into a relaxed state and help you to forget about your phobia. Avers Seema Hingorrany,”The most effective therapies for phobias to date are exposure treatments such as flooding and desensitization. With systematic desensitization, patients first learn deep muscle relaxation. They then name the situations that cause phobic reactions and list them according to their severity. With the guidance of the mental health professional, patients then are asked to imagine the least fear-provoking setting while they are relaxing. As they master that situation, they move to the next, more feared level. As they work their way through the hierarchy of feared situations, the patients slowly break their association between the feared object or circumstances and feelings of fear and anxiety”
Phobic reactions
You can develop phobic reactions to activities, social situations, animals etc. Specific phobias or irrational fears include claustrophobia, acrophobia. Hydrophobia. Social phobia involves excessive self-consciousness and a fear of negative evaluation by others. All these may appear by mid-20s. Children on the hand develop specific phobias as young as 5 years of age; those related to thunderstorms or animals or body injuries. Says Dr. Singh,”The most common and debilitating form of phobia that people suffer from is Agoraphobia, meaning fear of open spaces; literally means ‘fear of the marketplace’”.
There are several types of phobias amongst which we list here the 10 most common phobias.
- Agoraphobia is a fear of being on your own in open spaces or crowded areas; a place such as a mall, an elevator, a room full of people or situations that are likely to trigger a panic attack and the escape is difficult. If you anticipate having a panic attack, you may indeed have one, and you may constantly worry about the next one, causing a vicious cycle. In fact most people who get agoraphobia have developed it after one or more panic attacks. Consult your doctor; do not let agoraphobia get to you.
- Social phobia or stage fright is not merely shyness; it can give you extreme anxiety and make you excessively self-conscious in social situations. The phobia can be restricted to a single situation for instance fear of speaking in formal or informal situations or eating, drinking or writing in front of others. People with social phobia, turn into loners avoiding social meets, turning down on close relationships and becoming homebound. They lose out on the chance of progress in their careers.
- Claustrophobia is fear of enclosed spaces; fear of not having an easy escape route. You feel a need to be able to get out or get home quickly.
- Mysophobia is fear of germs, dirt or contamination, which actually poses no danger. The fear is irrational and facing the situation or even thinking about facing can give rise to a panic attack or severe anxiety.
- Acrophobia is an extreme irrational fear of heights. An acrophobic person may fear being on a high floor of a building, climbing a ladder and any other activity that involves being at height. Remember, acrophobia is not vertigo. You may feel a sense of panic when at height. You may instinctively begin to search for something to cling to. You may find that you are unable to trust your own sense of balance. You feel like descending immediately, you tend to crawl on all fours and kneel.
- Aerophobia is fear of flying. These individuals fear of boarding a flight. They feel that the aircraft will crash and they will die. The fear of being trapped inside an airplane and impending death make the sufferers break out into cold sweat and make breathing difficult.
- Astraphobia or Brontophobia is fear of thunder and lightening. People afflicted by this condition try to cope with their fear by hiding from the source itself. This happens especially with children who during a thunderstorm hide in a seemingly secure windowless place, such as a cupboard under a staircase or under their bed. Adults and teenagers too share the same thought mechanism and they seek shelter anywhere one cannot see or hear the storm.
- Arachnophobia is fear of spiders or creepy crawly insects, which is more common in women.
- Aquaphobia is fear of water, often accompanied with a fear of drowning. Studies suggest that 1 in 50 people may have a fear of water. These individuals are scared to enter into any pool of water be it a lake, river, water fall, ocean or a swimming pool.
- Carcinophobia is being afraid of cancer. This is relatively a new addition to the list of phobias. You believe that every sign and symptom that you have is an indication of cancer. You become obsessed with choosing foods or activities that decrease the chances of contracting cancer.
[Kaynak: wikipedia.org, draligus.com, saglikbilgisi.com, timeswellness.com]


