Regaip Kandili’niz Mübarek Olsun
Regaip Kandili veya Regâib Kandili Hicri takvimin Receb ayının ilk Cuma gecesine denk gelen kandil gecesidir. Kökü “arzulamak, meyletmek” anlamlarına gelen regâib sözcüğü Kur’an’da geçmez. İslam kültüründe diÄŸer kandiller gibi önemli bir yeri olan kandilde son İslam peygamberi Muhammed’in iki rekat namaz kıldığına iliÅŸkin çeÅŸitli rivayetler vardır.
Regaip Kandili doÄŸrudan Kur’an kaynaklı olmasa da dinî kültürde zamanla büyük kutlamalarla kutlanmaya baÅŸlanmış ve kendisine burada önemli bir yer edinmiÅŸtir. Klasik dinî kültürün yanı sıra tasavvuf geleneÄŸi ve kültüründe de bu kandil diÄŸer kandiller gibi önemli bir yere sahiptir ve büyük kutlamalarla kutlanır.
Regaib Nedir?
Regâib, arapça bir kelimedir ve “reÄŸa-be” kökünden gelmektedir. “ReÄŸa-be“, kelime olarak, herhangi bir ÅŸeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. “Reğîb” kelimesi ise, “reÄŸabe“‘den türemiÅŸ olan bir isimdir ve kendisine raÄŸbet edilen, arzulanan, taleb edilen ÅŸey demektir. Müennesi, “reğîbe“dir. “Reğîbe“nin çoÄŸulu da “reğâib” dir. Kelime olarak “Regâib“in aslı budur.
Receb ayının ilk cuma gecesine Regaib gecesi denir. Bu geceye Regaib gecesi ismini melekler vermiÅŸlerdir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü teâlâ, bu gecede, müminlere, ragibetler yapar. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur, namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir. Regaib gecesini ibadetle geçirmeli, kazası olan, hiç deÄŸilse bir günlük kaza namazı kılmalı! Kazası olmayan da nafile namaz kılar, Kur’an-ı kerim okur, tesbih çeker, tövbe istiÄŸfar eder. PerÅŸembe günü oruç tutup, gecesini de ihya etmek çok sevaptır. Receb ayında oruç tutmak faziletlidir.
Peygamberimiz (s.a.v)’ın Ramazan ayından sonra en çok oruç tuttuÄŸu ay Receb ayıdır. Bu Receb ayında oruç tutmanın muazzam, muhteÅŸem sevabları var.
Bir de bu ayda sevablar kulların defterlerinin sevab hanelerine, bol bol dökülmesi dolayısıyla da recebül esabb denmiÅŸtir. Yâni, sevabların bol bol, ÅŸarı ÅŸarıl, gürül gürül döküldüğü ay demek… Sabbe, Arapçada dökmek demek… Nehrin de böyle daÄŸlardan çaÄŸlayarak ÅŸaldur ÅŸuldur akıp da döküldüğü yere münsab derler; o da aynı kökten… Receb-ül esabb; Allah’ın rahmetinin cûşa gelip, ikram ü ihsanâtının ÅŸarıl ÅŸarıl, güldür güldür kullara geldiÄŸi ay demektir.
Arifler ve din alimleri kitaplarında yazmışlar ki, bu ay ekim, ekme, ziraat ayıdır. Sevaplı iÅŸler, oruç tutmak, tevbe etmek vs. güzel ÅŸeyler yapılır. Bir mahsulün ekilmesi gibi ziraat, ekim ayıdır. Åža’ban bakım ayıdır. Ramazan biçim ayıdır, yâni mahsulün alındığı aydır demiÅŸler. Demek ki Receb ayı, bizi Ramazan ayına hazırlayan bir mevsimin ilk adımı olmuÅŸ oluyor.
Onun için, “Receb ayı tevbe ayıdır.” demiÅŸler. Yâni kul ne yapacak?.. “Yâ Rabbi! Ben anlayamamışım, hatâ etmiÅŸim, bilememiÅŸim, suçluyum, kusurluyum; beni affet…” diyerek hatâsını itiraf edip, hatâsından dönerek, Cenâb-ı Hakk’ın yoluna girecek. Åža’ban ayı ibadetlere devam etme ayıdır. Ramazan da mükâfatlarını alma ayıdır. Böyle çeÅŸitli kelimelerle bu ayların birbirleriyle irtibatlı olduÄŸu beyan edilmiÅŸtir.





