Etiket: Güney Yarımküre

Antarktika

Antarktika, Güney Yarımküre’nin en güneyinde bulunan ve Güney Kutbu’nu içeren kıtadır. Afrika ve Okyanusya’nın güneyinde olan ve içinde ülke bulunmayan tek kıta. Dünyanın en kurak yeridir, kıtanın bazı yerlerine 2 milyon sene yağmur yağmamıştır. Güneydeki efsanevi kıtanın bulunması 200 yıllık bir arayıştan sonra, ancak 1840′ta başarıyla sonuçlanmıştır. Yelkenlisiyle kıyılar boyunca yaklaşık 2.000 km yol alan Charles Wilkes, denizlerden oluşan Kuzey Kutbu’nun tersine, Güney Kutbu’nun olduğu yerde gerçekten büyük bir kıta bulunduğunu kanıtlamıştır. 14,4 milyon km²’lik yüzölçümüyle bu kıta neredeyse Afrika’nın yarısı büyüklüğündedir. Bu bölgenin içinde Güney Shetland, Güney Georgia gibi birkaç takımada da yer alır.

Adı, “Arktika’nın karşısındaki” (Yunanca: Antarktikos) anlamına gelen Antarktika’yı ortalama 2.000 m kalınlığında büyük bir buz katmanı zırh gibi örter. Bir zamanlar “ulaşılamaz” diye adlandırılan kutup noktasında buzun kalınlığı 4.335 m’yi bulur. Bu buz kütlesi 24 milyon km³’lük hacmi ile yeryüzündeki bütün buzların yüzde 92’sini oluşturmaktadır. Kıyılarından kopan 350-600 m kalınlığındaki buz parçaları günde 1-3 m hızla ilerler ve birbiri üstüne yığılır. Bu tür yüzen yığınlardan biri olan Ross Buzlası 540.000 km’yi bulan alanıyla neredeyse Fransa büyüklüğündedir. Gelgit olayının buzladan kopardığı büyük parçalar yüzerek çevreye dağılır. Bu tür buzdağları arasında 20.000 km² büyüklüğe ulaşanlar olur.

Güney Kutbu’nda yeryüzünün en soğuk ve en fırtınalı iklimi egemendir. Ortalama sıcaklık yaz aylarında -20°C’dir ve bu, güneyden fırtınalar estiğinde -70°C’ye kadar düşebilir. Coğrafi Güney Kutbu noktasında bulunan ABD gözlem istasyonunda yapılmış ölçümlerde sıcaklığın yıllık ortalamasının -50°C olduğu, en sıcak ayda ancak -29°C’ye yükseldiği belirlenmiştir. Yani yeryüzünün bu en büyük buzdolabının sıcaklığı Kuzey Kutbu’ndan ortalama 22 derece daha düşüktür. Bu durum doğal olarak yaşam koşullarını etkilemektedir. Kuzey Kutbu’nda 400′e yakın çiçek açan bitki türü sayılabilirken, Güney Kutbu’nda bir tane bile olmaması bunun bir belirtisidir. Buna karşılık kıtanın kıyılarında ve açık denizlerinde çok sayıda hayvan yaşar. Penguenler, martılar, foklar ve balinalar soğuk, ama besin maddesi açısından zengin Güney Kutbu denizlerindeki planktonları ve balıkları yiyerek yaşamlarını sürdürürler.

Kıtanın keşfi 16. yüzyılda başlamıştır. Kıtanın keşfi çok sayıda kaşifin canına mal olmuştur. 1911 yılında Norveçli kaşif Amundsen Güney Kutup Noktasına ulaşan ilk insan olmuştur. Antartika bugün insanlar tarafından yerleşilmemiş bir kıtadır. Kıtada bugün ABD, Rusya, Arjantin, İngiltere ve Norveç gibi ülkelerin bilimsel ve askeri amaçlı üsleri bulunmaktadır. Arktik Bölge’ye göre kıtaların bir uzantısı hâlinde olmayıp ayrı bir kıta durumundadır. Güney Amerika’nın en uç noktasından 950 km, Afrika’dan 3600 km ve Yeni Zelanda’dan 2200 km güneydedir. Eski bir kıta çekirdeği olan Doğu Antarktika, Prekambriyen metamorfik ve kristalin kayalardan oluşmuştur. Bunun üzerini Üst Paleozoyik ve Alt Mesozovik’e volkanik ve tortullar kaplar. Doğu Antarktika’da uzanan Transantlantik dağları 4530 m’ye yükselir. Batı Antarktika küçük ve fakat çok arızalıdır; yüksekliği 5000 m yi aşan (5140 m) zirveler bulunur.

Bu kıtadaki buzul tabakasının ortalama kalınlığı 2000 m’dir. Bu buzul kütlesi, dünyadaki tatlı su rezervinin % 68′ini oluşturur. Buzulların bir bölümü hareket halindedir. Şubat-Aralık ayları arasında okyanus üzerinde kalın buzullar oluşur. Eylülde 8 milyon km² kaplayan buzul, yaz döneminde kısmen eriyerek 3 milyon km²’ye düşer. Antarktika en soğuk kıtadır, Nisan-Eylül arasındaki ortalama sıcaklık -65°C, Aralık-Şubat arasında ise -30°C’dir. Yüzeyde sıcaklık, havadan daha düşüktür. Kıtanın kenarından iç kısmına doğru bazen saatte hızı 300 km’yi aşan şiddetli rüzgârlar meydana gelir.

Antartika’nın iç kesimleri dünyanın en büyük soğuk çöl sahası olup yıllık ortalama yağış 50 mm’dir. Kıyılara doğru yağış miktarı artar ve soğuk okyanusal iklim etkili olur. Atlantik kıtasının kuzey kesimlerinde özellikle Güney Okyanus’ta su sıcaklığı yazın 10°C’nin altındadır. Burada 40-60 derece güney paralelleri arasında şiddetli siklonik fırtınalar meydana gelir. Antarktika Bölgesi’nin karasal ekosistemi, canlı ortamı yönünden fakirdir. Buna karşılık denizel ekosistem zengindir. Antarktika’nın kenarındaki adalar, endemik bitkilerin vatanı durumunda olup birkaç tür damarlı ve ilkel bitkiler bulunur. Kemiksiz fauna çok azdır, kıyı kesiminde çok sayıda penguen, ayı balığı ve kuşlar yaşar. Antaktik sahillerinde olgun olmayan topraklarda liken, yosun ve ciğerotundan oluşan seyrek bir bitki örtüsü yer alır. Buzullaşmanın olmadığı kenar kesimlerde kayaların altında böcekler yaşar.

Güney Okyanus ile Antarktika arasındaki denizlerde hayat çok zengin ve okyanuslara göre çok farklıdır. Burada çok zengin kabuklu hayvanlar, denizanası ve balıklar yaşar. Güney Okyanusun toplam biyomasının %60 kadarını bu bölgedeki denizler sağlar. Antarktika’da son derece zengin ve diğer okyanuslardan farklı olan pelajik denizel ekosistem buzla kaplı denizlerdedir. Burada güneş enerjisi ile organik maddeyi sentez eden tek hücreli algler, bol miktarda denizel canlıların besin kaynağını oluşturur. Bu algler, et yiyici küçük planktonlar tarafından yenir.

Et yiyen planktonlar, alt Antarktik kuşakta çok yaygındır; buralarda ot yiyen planktonlar da yaşar. Her yaz tropikal denizlerden polar denizlere doğru yiyecek bulmak için göç eden balinalar, burada beslenerek ağırlıkları %60 oranında artar. Diğer denizel türlerin (balık, denizayısı ve çok değişik türde balinalar) beslenmesinde Antarktika bölgesindeki denizlerin önemli payı vardır. Antarktik bölgenin sahillerinde sayılan 240 milyonu aşan kuşlar, en az yarım milyon ton biyomas oluşturur. Burada 20 milyondan fazla çeşitli penguen türleri yaşar. Antarktik ve Alt-Antarktik’te altı tür deniz ayısı bulunur.