Yalan
Hayat yolunda yavaş yavaş yol alırken ya da şişirtirken ve şişirilirken o yolun kavislerine ayak uydurmak durumunda kalmak, nefes nefese kaldığında hiç ummadığın birinden nefes takviyesi almak, düştüğün anda sana seni kaldırmak için el uzatanın kim olduğunu bilmeden onun elini tutmak gibi ya da yediğin muzun kabuğunu yere atıp tekrar o yerden geçmek gibi geçip de muz kabuğuna basarak düşmek gibi yalan söylemek…
Adını bile bilmediğin bir ilacı kullanmak gibi, derdin her neyse belki iyi gelir diye, sadece o an onun deva olduğuna inandığın için aldığın, bazen iyi bazen kötü sonuçlar doğuran parlak şişme bir balon gibi: nefesinin baş döndüren bütün gücüyle üflersin balona, şiştikçe sen övünürsün ‘ben şişiriyorum şu gücümün parlak büyüsüne bak’ diye, balon şişer şişer, sen üflersin o şişer, sen üflersin o şişer, unutursun içine boş hava dolduğunu, balon sen olursun sen balon… Sonra bir bakarsın patlayıverir balon, içinde sen olmadığını fark edersin, balonun senin olmadığını, nefesinin boşa gittiğini, hatta nefesinin de senin olmadığını işte bunun gibi bir şey. Yalan…
O parlak balonla oynarken mutlu olursun bazen, bazen üzülürsün bir türlü unutamazsın balonun şişme bir balon olduğunu, bazen başkalarını da ortak edersin yalanına onun da o şişme balonla oynamasına izin verirsin, o da mutlu olur ama balonu sen şişirmişsindir onun haberi yoktur bunun geçici bir mutluluk olduğundan belki haberi olsa hiç almayacak eline balonu, balonun sönüşünü ruhunda izlemek istemeyecek belki; ama ne balon ne de balonu şişiren sen ona bunun büyülü bir dünya olduğunu söylemeyeceksiniz, balonla oynama zamanı dolduğunda o belki sizden daha çok etkilenecektir ama siz de mutlu olmuş olacaksınız, zaten siz mutlu olun diye balonun şişmesine o da boş havalar üflemiştir ancak balonun ağzını ona siz açtığınızdan dolayı hem geçici mutluluğunuzun sahteliğine üzüleceksiniz hem de inandırmaya çalıştığınız çocuğun elinden balonunu aldığınıza…
İşte dünyamızda her şey şişme bir balon gibi gerçek olan hiçbir şey yok, gerçek olanlar var ama biz insanlar -21. Yüzyıl insanları- gerçek olanı simülasyon olana tercih etme eğilimindeyiz çünkü o, geçici de olsa daha parlak, daha görkemli ve bize inanmak istediklerimizin hazzını yaşatacak…
Yalan bizim için hayatlarımız gibi bir varmış bir yokmuş hikayesi, yalan olan hayatlarımız içerisinde yalan, oyun içinde oyun gibi…
KELEBEK ALBATROS


