Yoga
Yoga Nedir ve Neye Yarar?
Yogada belli başlı hareketler kobra, saban, çekirge, çiçek, ağaç, mum, balık, yana eğilme, yay ve öne eğilme adlarını taşır. Bu hareketlerin her birinin ilmi olarak açıklanmış bazı faydalan vardır. Bir örnekle belirtmek gerekirse mum hareketi olarak isimlendirilen baş üstü dikilmek uykusuzluğu, yarım baş ağrısı denilen migreni, omurilikteki bazı rahatsızlıkları tedavi ettiği gibi bedene de canlılık ve dayanıklılık kazandırıyor. Çiçek hareketi adı verilen hareket te cinsel dengesizlikten şikâyetçi olanlar için, soğukluğu ve güçsüzlüğü gidermesi bakımından yararlar sağlıyor.
Yoga’nın Amacı
Farklı yoga türlerinin amaçları hemen hemen birbirinin aynıdır: İnsanı “esir” eden duygu ve düşüncelerden kurtararak yücelmesine yardımcı olmaktır.
Yoganın Kökeni ve Tarihi
GeçmiÅŸi, genellikle 4000 yıla tarihlenen yoga, Alman Profesör Max Mueller’e göre 6000 yıla dayanmaktadır. Faklı kaynaklar yoganın çıkışını daha bile eskiye tarihlemektedirler. Avrupa’da ise yoga, 40-50 yıldan bu yana ciddi anlamda tanınmaktadır. Bunun nedeni bilimin, yogilerin (yogayı uygulayanların) binlerce yıl önceki bulgularının doÄŸruluÄŸunu ancak bugün kanıtlamakta olmasıdır. Yogayı ilk kimin uyguladığı tam olarak bilinmiyor. Yoga, geçmiÅŸte, kulaktan kulaÄŸa, üstaddan öğrenciye aktarılan bir bilimdir.
Meditasyon halindeki ilk Yogi imajları yapılan kazılarda 6-7 bin yıl önce yaÅŸandığı düşünülen Indus Vadisi Uygarlığında tespit edilmiÅŸtir. Yoga’nın yer aldığı ilk yazılı kayıtlar M.Ö. 1500-1200 yılları arasında kodifiye edilen Rig Veda’da yer almaktadır. Rig Vedalar ÅŸifahen aktarıldığından Yoga’nın ortaya çıktığı zaman dilimini kesin olarak tayin etmek imkânsızdır. İlk yoga metini yoganın babası Patanjali tarafından yaklaşık M.Ö. 200 yılında yazılmış, bu yoganın ilk üstadıdır ve metinde kiÅŸinin zihnini sükunete kavuÅŸturması ve sonsuza katılması için gereken “sekiz kol/basamak” ile Yoga tarif edilmiÅŸtir.
Yoga’nın ilkeleri ve hedeflerinin ilk kez tam tarifi M.Ö. 8 ve 4. yüzyıllar arasında derlenen UpaniÅŸadlarda bulunmaktadır. UpaniÅŸadlarda harici tanrılara sunulan kurbanlar ve seremoniler yerini dahili kurban ve Yüce Varlıkla (Brahman veya Mahatman olarak iÅŸaret edilir) ahlaklı olmak, nefsi zapt etme ve zihnin talimi yoluyla bir olma haline bırakan bir anlayışa bırakmıştır. Patanjali’nin Yoga Sutralarındaki klasik yoga, altı “orthodox” (Bu ifadeyle Vedaların otoritesinin kabulü anlaşılır) darshana (Hindu felsefe okulları)’dan biridir. “Yoga” olarak bilinen Hindu felsefe okulunun kökeni yine Hindu felsefe okullarından olan Samkhya ile UpaniÅŸadlardadır.
Yoganın Tanımları
- Yoga bir çok farklı dalları olan bir bilimdir.
- Yoga çeÅŸitli din mensuplarınca uygulanmakla birlikte, hiçbir dinsel unsuru konu edinmeyen, çeÅŸitli derinliklerde trans hallerinin, içe dönme halinin, “deÄŸiÅŸik ÅŸuur hallerinin sözkonusu olduÄŸu bir nefsini denetleme sistemidir.
- Yoga maya aleminin (yaşadığımız, aldatıcı illüzyonlardan ibaret olan dünya) ötesindeki birtakım hakikatlere ulaşmayı amaçlayan ve bu nedenle maya aleminden duyumlarımla gelen aldatıcı etkilere kapıları kapatarak duyum sınırları ötesindeki aşkın realitelere ulaşmaya çalışan mistik bir yoldur.
- Yoga eşyayı (nesneleri) göründükleri gibi değil de, oldukları gibi görebilmeyi amaçlayan, bu amaçla aşama aşama yükselen şuur hallerinin deneyimlendiği spiritüel bir eğitimdir ki, bu aşamalar şuurun iç realiteye yönelmesinden yüksek şuur haline (samadhi) varıncaya değin 7 aşamadan oluşurlar.
Yoga-Sutra’lar ve Sekiz AÅŸama
Yoga hakkındaki en eski metinler Patanjali adlı yoginin yazdığı Yoga-sutra’lardır. Patanjali’nin kim olduÄŸu ve bu metinlerin ne zaman yazılmış olduÄŸu halen tartışmalı bir konudur. Yoga-sutralar 4 bölümden oluÅŸur:
- Samadhi halini ve ilkelerini açıklayan bölüm.
- Samadhi haline ulaşma araçlarını ve disiplinlerini açıklayan bölüm.
- Psişik (paranormal) yetenekleri (siddhis) açıklayan bölüm.
- Kurtuluştan (aydınlanma) söz eden bölüm.
Samadhi özne ile nesnenin ya da, gözleyen ile gözlenenin bir olması anlamına gelir ve Samadhiye varınca YOGA tamamlanmış olur.
Yoga Biçimleri
Hindistan’ın kutsal kitabı Bhagavad Gita’ya göre yoganın çeÅŸitli uygulamaları vardır. En çok ilgi toplayanlar: Jhana Yoga, Karma Yoga, Bhakti Yoga, Mantra Yoga, Raja Yoga, Tantra Yoga, Kriya Yoga, Swara Yoga ve Hatha Yoga.
Başlıca Yoga Biçimlerinin Tanımları
- Bhakti-Yoga: İlahiliğe sevgi ve tapınmayla erişmeyi önerir.
- Hatha-Yoga: Aslında bir yoga biçimi deÄŸildir. Batı’da yanlış algılanmıştır. Yalnızca Raja-Yoga’nın bir tekniÄŸidir. Üstün ÅŸuur hallerine hazırlık uygulamalarından ibarettir. ÇeÅŸitli arınma egzersizlerine ve bedensel pozisyonlara dayalı bir tekniktir. Batı’da daha ziyade fiziksel saÄŸlık amacıyla uygulanmaktadır.
- Jnana-Yoga: Bilgi yolu olarak kabul edilen Jnana-Yoga, aşkın realitelere, aydınlanmaya bilgi ve zihinsel analiz yoluyla ulaşmayı önerir. Bu sistemde gözlem, çalışma ve deneyim yoluyla kazanılmış bilgiler hakkında meditasyon yapılır.
- Karma-Yoga: Diğerkamca hizmet yolu olarak kabul edilir. Karma-Yoga kişinin görevlerini yerine getirmesini, bununla birlikte yerine getirdiği görevlerden bir karşılık beklememesini, yani yaptığı hareketlere ve sonuçlarına ilgisiz kalmasını önerir.
- Mantra-Yoga: Mantralar kullanan bir sistemdir, dua ve ses yolu olarak kabul edilir.
- Raja-Yoga: En metafizik yoga olarak kabul edilir. Kimilerince bu, aydınlanma yolundaki diğer bütün yoga yollarını kapsar. Konsantrasyon, nefes denetimi, bedensel pozisyon, meditasyon ve kontamplasyon aracılığıyla zihni denetleme olarak tanımlanır.
- Kundalini-Yoga: Kundalini gücünü uyandırmaya ağırlık verir. Bu amaçla bedensel pozisyonlardan ve mantralardan yararlanır.
- Laya-Yoga: Kundalini gücünü uyandırmak amacıyla, meditasyon, nefes denetlemesi, mantralar, vizüalizasyon ve bedensel pozisyonlar kullanan yol olarak tanımlanır.
- Ölüm Yoga’sı: Tibet’te uygulanan bir yoga biçimidir. KiÅŸinin imajinasyonunu,duygu ve düşüncülerini denetleyebilmesi amacına yönelik bir disiplin içerir. Bu yogada yapılan deneyimler, Tibet yogilerine göre kiÅŸiyi ölüm-ötesine de hazırlar, yani kiÅŸiye ölüm sonrası yaÅŸamında büyük kolaylık saÄŸlar.
- Ki-Yoga: Hareketli ve yorucu bir yoga stilidir.
Yoga Gelişimi ve Türleri
İndus vadisinde yapılan kazılarda ortaya çıkartılan bazı taÅŸ mühürlerde yoga duruÅŸlarını gösteren figürlere rastlanmıştır. Yogaya iliÅŸkin ilk yazılı kaynaklar ise Veda’lardır (Rig-Veda, Sama-Veda, Yajur-Veda, Atharva-Veda). Vedaların ardından Brahmana, Aranyaka ve UpaniÅŸad’lar yazılmıştır. Tahminen 2 bin yıl önce Patanjali tarafından Yoga öğretimi çok kısa bir ÅŸekilde Yoga-Sutra kitabında anlatılmıştır. Yoga- Sutra’da anlatılana göre Raja Yoganın, yani orijinal yoganın, sekiz basamağı ÅŸunlardır;
- Yama: Ahlaksal kurallara uymayı öğretir. Şiddeti, hırsızlığı, açgözlülüğü, kişinin kendi nefsine hakim olamayışını yasaklar.
- Niyama: Öz disiplini öğretir. Saflığı, sadeliği ve çalışmayı hedefler.
- Asana: Belirli pozisyonlardaki vücut egzersizleridir.
- Pranayama: Belirli ritimlerde nefes alıp vermeyi öğretir.
- Pratyahara: Duyguları kontrol etmeyi sağlar.
- Dharana: Belli bir fikir üzerinde konsantre olmayı öğretir.
- Dhayana: Meditasyon çalışmalarıdır.
- Samadhi: Meditasyonun ulaşacağı son hedef olup; beden ve duyular dinlenirken, aklın ve ruhun uyanık kalması, üstün bilince erişme halidir.
Zaman içerisinde yoga farklı uygulamalar ile farklı ekollere ayrılmıştır. MÖ 300 yılında yazılan ve Hint destanının önemli bir bölümünü oluşturan Bhagavad Gita da, yoga, birer yaşam disiplini olarak Karma Yoga, Bhakti Yoga ve Jnana Yoga olmak üzere üç temel bölümde incelenmiştir.
Karma Yoga: Sanskrit bir sözcük olan “karma”, davranış/eylem demektir. Karma yasasına göre her hareketin bir sebebi ve bir de sonucu vardır ve bunlar bağıldır. Karma yoga bireyin hareketlerinin neden ve sonuçlarına odaklanan doÄŸru hareket ve kendini düşünmeden yardım yoluyla, Tanrı’yla bütünleÅŸmeyi saÄŸlayan bir yaÅŸam tarzı uygulamasıdır.
Bhakti Yoga: Sevmek ve kalbini kutsal olana açmak, kiÅŸisel adanmanın mistik bir yolu olan bhaktinin amacıdır. Bhakti, “Kutsal olana hizmet etmek” demektir. Sevgi ve tam bir teslim oluÅŸla, tüm yaratılmışlarda mevcut olan ilahi öze yol almaktır. Bu yolun İslam sufizmi uygulamaları ile benzerlik gösterdiÄŸi ve Mevlana’nın aÅŸk yolu ile yaratana kavuÅŸtuÄŸu söylenebilir.
Jnana Yoga: Bilgelik yoludur ve en zor yol olarak düşünülür, çünkü anlama ve sezgi yeteneÄŸinde radikal bir deÄŸiÅŸiklik gerektirmektedir. Amaç, hepimizin içinde olan bilgiyi sorarak, meditasyon yoluyla ve düşünerek araÅŸtırmaktır. Jnana öğrencisi zihnini kendi doÄŸasını araÅŸtırmak ve Tanrı yoluyla bilgiye ulaÅŸmak için kullanır. Zaman içinde meditasyonda verimi ve etkinliÄŸi artırmak için çeÅŸitli uygulamalar bu ekol altında geliÅŸtirilmiÅŸtir. Bunlardan bir tanesi de bugün Batı’da dahi yaygın bir uygulama alanı bulan “Hatha Yoga” dır.
Hatha Yoga: Fiziksel ve zihinsel mükemmelliÄŸin yolu olan Hatha Yoga, modern batı yaklaşımına göre öncellikle bir fiziksel terapi formudur. Ancak Hatha Yoganın temel kitabı “Hatha Yoga Pradipika” Hatha Yogayı Raja Yogaya baÅŸlamanın bir yolu olarak gösterir.

Yoga Nasıl Yapılır?
Yoga diğer spor türlerinden çok daha değişiktir. Yoga yapılırken vücut unutularak düşünceler belli bir noktada toplanır. Sadece kaslar değil, iskelet yapısı, iç organlar ve hormonlar tüm olarak etkilenir yoga hareketlerinden. En küçük bir yanlış yoganın sağlayacağı yararlardan çok şey kaybettirdiği için, hareketlerin kusursuz yapılması şarttır. Dikkat edilecek noktalardan biri de yoga yaparken vücudu sıkan kıyafetlerin giyilmemesidir.






Hatha Yoga Felsefesi ve Egzersiz Sistemi
Sanskrit dilinde “Ha” sözcüğü hem olumlu akım (pozitif), hem de güneÅŸ, “Tha” sözcüğü ise olumsuz akım (negatif) ve ay anlamına gelmektedir. “Hatha Yoga” bu iki akımın ya da enerjinin uyumlu birleÅŸimi anlamak amacıyla verilmiÅŸ bir addır. Yogilere göre insanın saÄŸlığı bu iki enerjinin bedende dengeli bir biçimde seyrine, dolaşımına dayanır. Bu enerjilerden biri dengesini yitirdiÄŸinde bir hastalığın belireceÄŸine inanılır. Hatha Yoga saÄŸlıklı yaÅŸamın yolunu gösteren bir yöntemdir (İzer, Müheyya; ÇaÄŸdaÅŸ Yoga). Hatha Yoga çalışmaları 3 temel temrin üzerinde durur; Pranayama (Nefes Egzersizleri), Asan (yoga postürleri) ve meditasyon.
Pranayama/Nefes Egzersizleri: Sanskritçeden incelendiÄŸinde Prana; hava ve havadaki yasam enerjisi, Yama; kontrol etme ve yönlendirme ve Pranayama; hayat enerjisinin kontrol edilerek yönlendirilmesi olarak ifade edilebilir. Yine, Sanskrit kök prana, “nefes” sözcüğünü de karşılamaktadır, ancak yogada Prana salt nefes demek deÄŸildir. Yoga felsefesi evrende görülen her oluÅŸun Prana’nın tezahürü olduÄŸunu ve evrende tezahür eden enerjinin bütününe Prana adı verildiÄŸini ifade etmektedir. Prana solunum hareketine neden olan güçtür, nefesteki canlılıktır ancak onu salt güç diye adlandırmak yanlış olacaktır, zira güç sadece onun bir tezahürüdür.
Nefes yoluyla pranayı alış veriÅŸ Pranayama’dır. Yoga felsefesinin babası Patanjali, Pranayama’ hakkında ayrıntılı bilgi vermemektedir, ama daha sonraları baÅŸka yogiler konu üzerinde geliÅŸmeler kaydetmiÅŸler, buluntularını bilimsel hale getirmiÅŸlerdir. Yoga Sutra’da Patanjali, Pranayamayı bir yöntem olarak kabul etmekle birlikte buna takılıp kalmamıştır. ” Nefesle havayı dışarı atın, sonra ciÄŸerlerinize çekip bir müddet tutun, böyle yapınca varlığınız biraz daha sakinleÅŸecektir.” bu bilgi ile baÅŸlayan akım daha sonra Pranayama adı ile baÅŸlı başına bir bilim olmuÅŸtur. Düzgün nefes alıp verme vücuttaki pek çok fonksiyonun düzgün iÅŸlemesini saÄŸlamaktadır. Pranayama çalışmalarında doÄŸru nefes tekniÄŸi ile ; Kanın temizlenmesi, vücuttaki zehirli maddelerin atılması, Solunum esnasında akciÄŸerlerin geniÅŸleyip daralması ile karın bölgesine yapılan masajın sindirim organları, karaciÄŸer, böbrekler vb organların olumlu etkilemesi Göğüs kafesinin daralması ve geniÅŸlemesi sayesinde koroner damarlardaki tıkanmaların önlenmesi, Kronik soÄŸuk algınlığı, sinüzit, alerji, horlama vs gibi rahatsızlıkların hafiflemesi söz konusudur. Solunum tekniklerini uygulayıp tam verim alabilmek için; düzenli pratik yapmak, çalışmaları dik duruÅŸta (oturarak, ayakta yaslanarak) ve temiz havada yapmak gerekebilir. Burun kanatlarının kontrollü deÄŸiÅŸimiyle solunum (Anuloma Viloma), diyafram kullanımıyla gerçekleÅŸen solunum (Kapalabathi), karın solunumu, göğüs solunumu gibi çeÅŸitli uygulama biçimleri mevcuttur.
Asana/Yoga Postürleri: “Asana” Hatha Yoga duruÅŸlarına verilen ad olup, kelime anlamı itibarı ile “rahat duruÅŸ, hoÅŸ duruÅŸ, latif poz” olarak ifade edilmektedir. Hatha Yoga asanaları koordine edilmiÅŸ beden pozları ve nefes tekniklerinin fizik beden, zihinsel yapı ve ruh varlığı üzerindeki tesirlerini belirli konsantrasyonlar ile deneyimlemektir. Daha önceden de belirtildiÄŸi gibi Hatha Yoga, Raja Yoga için bir hazırlıktır. Hatha Yoga’da birçok Asana varken, Raja Yoga’da sadece birkaç tane Asana vardır ve nihai olarak tek bir Asana’ya varılmaktadır ki buna Dhyana Asana ya da meditatif poz denir.
Bunun yanında her bir asana, kendi grubuna göre fizik yapıyı dengelemekte, esnetmekte, katı ve sert haldeki kas yapılarını gerektiÄŸi zaman sertleÅŸecek ÅŸekilde uzun ve esnek hale getirmektedir. Hatha Yoga çalışmaları bir zayıflama yöntemi olmamakla birlikte vücudun bu ÅŸekilde esnetilmesi onun gereksiz dokulardan kurtulmasını ve böylece form almasını temin eder. “Asana’lar, Hatha-Yoga’nın ilk adımını oluÅŸturduklarından uygulayıcıya ilk aÅŸamada açıklanır. Asana’lar kiÅŸiyi dayanıklı, hastalıklardan uzak, eklemlere baÄŸlı uzuvları da hafif kılar” Asanalar beden saÄŸlığı için önemli egzersizlerdir ve günlük yaÅŸantıda bedeni zorlamadan rahatlıkla uygulanabilir. Yüksek ya da orta ÅŸiddetli sportif egzersizlerde kaslar kasıldığında depolanmış ÅŸeker parçalanarak laktik aside dönüşür ve bir enerji açığa çıkarır. Laktik asidin daha sonra su ve karbondioksite dönüşmesi gerekir, bunun için de oksijene ihtiyaç vardır. Egzersiz sonrası kaslarda laktik asit birikmesi beraberinde yorgunluÄŸun azalmasını saÄŸlayan bir toparlanma sürecini getirir. Oysa Hatha Yoga duruÅŸlarında oksijen alımı fazla olduÄŸundan oksijen borçlanması daha az, toparlanma süreci daha kısa olacaktır. Yogik asanalar sinerjik ve antagonist kasların düzgünlüğünü, esnekliÄŸini ve dayanıklılığını geliÅŸtiren izometrik egzersizlerdir ve araÅŸtırma sonuçları asanaların statik motor performansı, el-göz koordinasyonunu, kardiovasküler dayanıklılığı, anareobik gücü geliÅŸtirdiÄŸi, 6-12 aylık çalışmanın esneklik süresi ve dayanıklılık performansında artış, aşırı bitkinlik hallerinde azalış saÄŸladığını göstermiÅŸtir. Meditasyon: Meditasyon, Raja Yoga’nın yedinci basamağı Hatha Yoga çalışmalarının son basamağındaki uygulamadır. Meditasyon bir ÅŸuur akışıdır, ÅŸuurun bir sıçrayışı, bir çekiÅŸi ya da itimi deÄŸildir. Meditasyon, benlik-analizi veya yaÅŸamın ideallerine olan adanma denilebilecek kiÅŸinin kendi Özben’ini samimi olarak araÅŸtırması yoludur. Hatha Yoga Pradipika’da meditasyon “aklın doÄŸal durumu” olarak ifade edilmektedir.
Meditasyon, yoganın temel taÅŸlarından biridir. Yoga ile ulaşılacak, evrenle birleÅŸip bütünleÅŸme haline meditasyon uygulaması olmadan gelmek mümkün deÄŸildir. ÖrneÄŸin, İslam Sufizminde benzer uygulamalara sıklıkla rastlanmaktadır ki, en bilinen örnek “sema” meditatif hal saÄŸlanmadan uygulamada devamlılığın kolay kolay gerçekleÅŸmeyeceÄŸi bir çalışmadır. Yogada uygulanan mantraları, yani kutsal sözleri tekrarlayarak gerçekleÅŸtirilen meditasyonun sufizmdeki karşılığı “zikir”dir. Uygulamada solunuma ya da sema veya duaya odaklanma gibi farklılıklar olsa da, meditatif hale geçildiÄŸinde karşılaşılan fizyolojik deÄŸiÅŸimler aynıdır. Bunu yanında her iki meditasyon esnasında da kiÅŸilerin neÅŸeli, güçlü duygular, zamansızlık hissi, farkındalıkta artış, zihinsel dinçlik, iyi olma hissi ve genel gevÅŸeme hissettiklerini ifade ettikleri görülmektedir. Meditasyon teolojik felsefedeki görüntüsünün dışında gündelik yaÅŸamda kolaylıkla yer alabilmiÅŸ bir mental aktivitedir. Duyulardan kaynaklanan düşüncelerin artık söz konusu olmadığı bir bilinç durumudur ki buna göre, meditasyon düşüncenin konsantre olunan konuda doÄŸru ve düzenli akışı olup konsantrasyonun hemen arkasından ortaya çıkan hal olarak ifade edilmektedir.
Gerçek Yogiler
Batı’da yoga biçimlerinin oluÅŸmasında ve yayılmasında en büyük etki Teozofi Cemiyeti’nin yanı sıra, Ramakrishna, Sri Aurobindo, Ramana Maharishi ve Yogananda adlı Hintli mistiklerden gelmiÅŸtir. Yoga felsefesinde psiÅŸik yetenekler elde etmek gibi bir amaç yoktur. Yani psiÅŸik yetenekler amaç deÄŸil, sonuçtur. Yogi sözcüğü yoganın Batı’da ilk geçiÅŸi sırasında yanlış kavranmış bir sözcüktür. Batı’da yogi denildiÄŸinde ilk zamanlarda, genellikle vücuduna garip ÅŸekiller verebilen, birtakım gösteriler yapan, saçı sakalı ve tırnakları uzamış, temiz olmayan insanlar akla gelmekteydi. Kimilerine göre bu imajın yaygınlaÅŸmasına neden olanlar yoganın ÅŸarlatanlarıdır. Aslında Yogi adı Asya’da hazırlık aÅŸamalarını çoktan geçmiÅŸ, zihinsel deneyimin ileri aÅŸamalarına baÅŸlamış kimselere verilen bir addır. Asya’nın çeÅŸitli ülkelerinde rastlanan bu gerçek yogiler, ıssız daÄŸlarda ve ormanlarda inzivaya çekilmiÅŸ, dinle ilgilenmeyen, mal mülk edinme ve evlenme gibi hedefleri olmayan, az yiyen, az konuÅŸan, az hareket eden, çeÅŸitli uygulamalarla nefsini terbiye etmeye çalışan, ÅŸiddete karşı olan kimselerdir. Uzmanlar yoganın yanlış tanıtılmasının halen sürdüğüne, günümüzde, Hint’te deÄŸerli biri olamayacaklarını anlayan ve bu yolu gereÄŸince bilmeyen pek çok Hintli’nin farklı ülkelere göç edip mürit grupları edindiklerine ve yoganın çıkar amaçlı olarak kullanılabildiÄŸine dikkat çekmekteler. Oysa Asya’daki gerçek yogiler mala mülke deÄŸer vermeyen, henüz kendisinin kurtuluÅŸa ermemiÅŸ olduÄŸunu bildiÄŸinden öğrenci edinmek için de bir çaba göstermeyen kimselerdir.
Yoga ve Güzellik
Yoganın, her şeyden önce vücudu sakinliğe ve rahatlığa kavuşturması açısından güzelliğe de etkisi büyüktür. Çünkü huzursuzluk ve sinir bir kadının daha çabuk yaşlanmasında önemli rol oynamaktadır. İlmi açıdan incelenmesi yoganın, psikolojik dengesizlikleri problem olmaktan kurtardığını ortaya koymuştur. Bilindiği gibi, psikolojik dengesizliklerin ardından gelen sinir ve huzursuzluğun bünye içi etkilerinin yanı sıra vücudun dış yüzeyine de büyük etkileri olmaktadır. Bunların başında da buruşukluklar, huzursuzluğun verdiği isteksizlikle bakımsız ve bedbin bir yüz gelir. Oysa yoga psikolojik bunalımları yok ettiğinden, o bunalımların getireceği ve güzelliği büyük ölçüde etkileyen yan tesirleri de yok eder.
Yoga ve Din
Yoga bir Din değildir, kişinin bedeni, zihni ve ruhunu birleştirmesine yarayan eski bir bilimdir; yoga sözcüğü de zaten birlik anlamına gelir. Batılılar birlik kavramının yerine bütünlük sözcüğünü kullanabilirler. Yoga duruşları bedeni iyileştirmek ve gençleştirmek, güçlü duyguları sakinleştirmek ve zihni berak bir hale getirmek için geliştirilmiştir, duruşlar yanlızca bu amaçla yapılabilir. Bununla birlikte, çalışmanın gerçek ürünü meditasyon olduğu kabul edilir.
Hindu, Budist ve Jain geleneklerinde yoganın manevi/ruhsal hedefleri yoganın bir parçasını oluÅŸturduÄŸu dinlerden ayrılabilir görülmektedir. Bazı yogiler dini daha çok kültür, deÄŸerler, inançlar ve ritüeller, yogayı da daha çok kendi kendini gerçekleÅŸtirmek (self-realization)yani yüce hakikatin doÄŸrudan deneyimi olarak görerek din ile yoga arasında süptil bir ayırım yaparlar. Sri Ramakrishna dini kabuk doÄŸrudan deneyimi ise öze benzetmektedir. Her ikisine de ihtiyaç vardır “fakat eÄŸer kiÅŸi öze ulaÅŸmak istiyorsa kabuÄŸu aÅŸmalıdır”.





